50 yıla varan konut kredisi gündemde: Dar gelirliye ev sahipliği için yeni model
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, konut sektörüne yönelik yaptığı açıklamada gündeme getirdiği 30-40-50 yıl vadeli konut kredisi önerisi, gayrimenkul ve finans çevrelerinde heyecan yarattı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, konut sektörüne yönelik yaptığı açıklamada gündeme getirdiği 30-40-50 yıl vadeli konut kredisi önerisi, gayrimenkul ve finans çevrelerinde heyecan yarattı. Şimşek’in sözleri henüz bir plan dahilinde olmasa da, sektörde “uzun vadeli konut kredisi mümkün mü?” sorusunu gündeme taşıdı.
KONUTTA ARZ AÇIĞI VE UZUN VADELİ KREDİ GEREKLİLİĞİ
Bakan Şimşek, Kızılcahamam’da düzenlenen istişare toplantısında yaptığı açıklamada, Türkiye’deki nüfusun yaklaşık yüzde 15’inin ev sahibi olma imkânı bulunmadığını belirtti. Bu kesimin konut edinimini sağlamak amacıyla uzun vadeli ödeme planlarının gündeme gelmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, “Yeni planlamalar olmalı. Mesela daha uzun vadeli, gerekirse 30-40-50 yıllık vadelerde bu kesimin konut sahibi olması sağlanmalı” dedi.
DÜNYADA UYGULANAN MODELLER MEVCUT
Dünyada uzun vadeli konut kredileri birçok ülkede başarıyla uygulanıyor. Özellikle ABD, Almanya ve Japonya gibi ülkelerde 30 yıl ve üzeri vadelerle uygulanan mortgage sistemleri, dar gelirli vatandaşların ev sahibi olmasını mümkün kılıyor. Türkiye’de de bu uygulamaların benzerlerinin hayata geçirilmesi fikrine sıcak bakılıyor.
BANKALARA TEŞVİK VE VERGİ AVANTAJI GÜNDEMDE
Uzmanlara göre, uzun vadeli kredi sisteminin işlerlik kazanabilmesi için bankalara vergi avantajı sağlanabilir. Ayrıca, mortgage kâğıtlarına yatırım yapan fonlara stopaj indirimi gibi teşviklerin getirilmesi de öneriler arasında yer alıyor. Bu sayede hem bankaların riski azalacak hem de vatandaşlar için daha cazip kredi koşulları oluşabilecek.
KONUT FİNANSMAN MODELİ VE KAMU KURUMU İHTİYACI
Sektör temsilcileri, devlet destekli bir “Kamu Konut Finansmanı Kurumu” kurulmasının önemli bir adım olacağını ifade ediyor. ABD’deki Fannie Mae ve Freddie Mac gibi kurumların benzeri Türkiye’de kurulursa, ipoteğe dayalı kredilere destek sağlanarak piyasanın likiditesi artırılabilir. Ayrıca devletin faiz desteği ile kredi ödemeleri dar gelirli vatandaşlar için daha erişilebilir hale gelebilir.
‘KİRA ÖDER GİBİ’ MÜLKİYET VE PAYLAŞIMLI MODELLER
Gündeme gelen bir diğer öneri ise “Kira öder gibi ev sahibi ol” modeli. Bu sistemde vatandaşlar düşük peşinatla konuta yerleşirken, 30-40 yıl süresince kira öder gibi ödeme yaparak tapu devri gerçekleşebiliyor. Ayrıca “paylaşımlı mülkiyet” modeli ile vatandaşlar evin belli bir bölümünü alarak zamanla tamamını satın alabiliyor.
EKONOMİDE İSTİKRAR ŞART
Uzun vadeli kredilerin sürdürülebilir olabilmesi için ekonomide istikrarın sağlanması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, düşük enflasyon, öngörülebilir maliyetler ve istikrarlı büyüme ortamı sağlanmadığı sürece bu tarz modellerin riskli olabileceğine dikkat çekiyor.
İKİNCİL PİYASA GELİŞTİRİLMELİ
Türkiye’de konut kredilerinin yaygınlaştırılmasının önündeki en büyük engellerden biri, gelişmiş bir ikincil piyasanın bulunmaması olarak öne çıkıyor. ABD’de ipoteğe dayalı menkul kıymetler sayesinde bankalar risklerini devredip yeni kredi alanları oluşturabilirken, Türkiye’de bu sistem henüz tam anlamıyla oturmuş değil.
ULUSLARARASI FONLARLA FİNANSMAN MÜMKÜN
Uzmanlara göre, uzun vadeli kredi modellerinin sürdürülebilirliği için yalnızca yerel kaynaklara değil, uluslararası fonlara da ihtiyaç duyuluyor. Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası gibi kuruluşlardan sağlanacak finansman destekleriyle, uzun vadeli kredilerin maliyeti düşürülerek daha geniş kesimlere ulaşması sağlanabilir.