Memur ve emeklinin feryadı büyüyor: “Alım gücü her geçen gün daha da eriyor”
Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanı Tuncay Cengiz, Mayıs 2026 enflasyon verileri ve ekonomik göstergelere ilişkin yaptığı değerlendirmede, memur ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısının her geçen gün daha da derinleştiğini belirterek, mevcut ekonomik tablonun çalışanlar ve emekliler açısından sürdürülemez hale geldiğini söyledi.
Cengiz, açıklanan verilerin memur ve emeklilerin alım gücündeki kaybı bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade ederek, maaş artışlarının hayat pahalılığı karşısında yetersiz kaldığını vurguladı.
AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI YÜKSELMEYE DEVAM EDİYOR
Dört kişilik bir ailenin Mayıs 2026 itibarıyla açlık sınırının 35 bin 174 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 114 bin 576 TL’ye yükseldiğini hatırlatan Cengiz, temel yaşam giderlerindeki artışın kamu çalışanları ve emekliler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanlığı verilerine göre en düşük memur maaşının 61 bin 890 TL, ortalama memur maaşının 68 bin 628 TL olduğunu belirten Cengiz, en düşük emekli sandığı aylığının ise 26 bin 54 TL, ortalama emekli sandığı aylığının da 31 bin 843 TL seviyesinde bulunduğunu kaydetti.
Bu rakamların özellikle emekliler açısından geçim şartlarının ne kadar ağırlaştığını açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Cengiz, gelir ile yaşam maliyetleri arasındaki makasın her geçen gün daha da açıldığına dikkat çekti.
ENFLASYON FARKI KAYIPLARI TELAFİ ETMİYOR
Mayıs ayında enflasyonun yüzde 1,71 olarak gerçekleştiğini, yılın ilk beş ayında oluşan enflasyon farkının ise yüzde 5 seviyesine ulaştığını belirten Cengiz, enflasyon farkının çalışanların kayıplarını telafi etmekten uzak olduğunu söyledi.
Ortalama memur maaşı üzerinden yapılan hesaplamalarda yalnızca Mayıs ayındaki kaybın 3 bin 431 TL’ye ulaştığını ifade eden Cengiz, kamu çalışanlarının maaşları yerinde sayarken temel ihtiyaç ürünlerinin fiyatlarının hızla arttığını dile getirdi.
“Gelir sabit kalırken giderler sürekli yükseliyor. Market, kira, ulaşım ve enerji harcamalarındaki artış memur ve emeklilerin bütçesini her geçen gün daha fazla zorluyor. Vatandaşın cebindeki para azalırken hayat pahalılığı büyümeye devam ediyor” dedi.
“MEMUR VE EMEKLİ GİDEREK YOKSULLAŞIYOR”
Mevcut ekonomik koşulların kamu çalışanları ve emekliler üzerinde ciddi bir gelir kaybına neden olduğunu belirten Cengiz, yaşanan sürecin artık geçici bir sıkıntı olmaktan çıktığını söyledi.
Memur ve emeklilerin yalnızca maaşlarının değil, geleceğe dair umutlarının da eridiğini ifade eden Cengiz, özellikle sabit gelirli kesimlerin yüksek enflasyon karşısında korunamadığını kaydetti.
“Her ay açıklanan veriler, çalışanların ve emeklilerin alım gücünün biraz daha düştüğünü gösteriyor. İnsanlar maaşlarını aldıkları gün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Bu tablo kabul edilebilir değildir” değerlendirmesinde bulundu.
REFAH PAYI ÇAĞRISI
Memur ve emeklilerin yalnızca enflasyon farkı ile korunmasının mümkün olmadığını vurgulayan Cengiz, maaşlara refah payı verilmesi ve gelir kayıplarını telafi edecek düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Kamu çalışanlarının ve emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine ulaşmasının zorunluluk haline geldiğini belirten Cengiz, ekonomik büyümeden memur ve emeklilerin de pay alması gerektiğini ifade etti.
Cengiz, “Memur ve emeklinin feryadı artık duyulmalıdır. Hayat pahalılığı karşısında ezilen milyonlarca insan için kalıcı çözümler üretilmeli, alım gücünü artıracak adımlar gecikmeden atılmalıdır” dedi.