DMS’den 8’inci Toplu Sözleşme öncesi dikkat çeken talepler: “Artık sözler tutulsun”
8’inci Dönem Toplu Sözleşme süreci yaklaşırken, Devlet Memurları Sendikası (DMS) dikkat çeken bir açıklama yaptı.
8’inci Dönem Toplu Sözleşme süreci yaklaşırken, Devlet Memurları Sendikası (DMS) dikkat çeken bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, memurların yıllardır açlık ve yoksulluk sınırları arasında yaşam mücadelesi verdiği vurgulanarak, verilen sözlerin artık tutulması gerektiği ifade edildi.
Sendika yetkilileri, memurların ekonomik sıkıntılar içinde her geçen gün daha fazla yıprandığını belirterek, “Artık tahammül sınırlarımız zorlandı. Yıllardır görmezden gelinen haklarımızı istiyoruz” dedi. DMS, 8’inci Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde mutlaka yer alması gerektiğini belirttiği taleplerini kamuoyuyla paylaştı. İşte sendikanın öne çıkan talepleri:
Seyyanen zam, taban aylıklara yansıtılmalı ve yüzde 50 artırımlı ödenmeli.
Gelir vergisi, yüzde 15’te sabitlenmeli ve ülkenin yıllık büyüme oranı her Ocak ayında maaşlara refah payı olarak yansıtılmalı.
Tüm memurlara 15.000 TL lojman tazminatı ve 15.000 TL büyükşehir tazminatı verilmelidir.
Ramazan ve Kurban Bayramlarında, memurlara net birer maaş tutarında bayram ikramiyesi ödenmelidir.
Aile yardımı 10.000 TL, çocuk yardımı 5.000 TL olmalıdır.
Fazla çalışma saat ücreti, aylık maaşın 1/160’ı oranında belirlenmelidir.
3600 ek gösterge, birinci dereceye gelmiş tüm memurlara verilmelidir.
Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalı, mevcut personel diğer hizmet sınıflarına geçirilmelidir.
Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılmalı, Teknik Hizmetler Sınıfı’nın mali hakları güncellenmelidir.
Kariyer uzmanlıklarında merkez-taşra ayrımı sona erdirilmelidir.
TSK daki devlet memuru üyelerden oluşan sendikalar birleşmiş akabinde ise genele hitap ederek amacından fazlasıyla sapmıştır. Zaten üyelerde sendika payı adı altındaki yasal rüşvete çoktan razı. Alan razı satan razı. Tek başına istifa etsen aldığın katkı payından olacak, dağ dağa küsmüş dağın haberi olmayacak. Sussan gönül razı değil. Yazık ki ne yazık.