Ankara Tıp İntörnlerinden 36 Saatlik Çalışmaya Sert Tepki
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan intörn doktorlar, 24 saati aşan nöbetlerin ardından hiçbir izin verilmeden çalıştırılmalarına karşı kamuoyuna açık bir bildiri yayımladı.
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan intörn doktorlar, 24 saati aşan nöbetlerin ardından hiçbir izin verilmeden çalıştırılmalarına karşı kamuoyuna açık bir bildiri yayımladı. İntörnler, bu uygulamanın hem Anayasa’ya hem sağlık mevzuatına hem de hasta güvenliğine aykırı olduğunu vurguladı. Açıklamada, “Uykusuz ve bitkin bir hekim sadece kendisi için değil, hastaları için de ciddi bir risk oluşturur” ifadelerine yer verildi.

Anayasal Dinlenme Hakkı Yok Sayılıyor
İntörn doktorlar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 50. maddesinde yer alan “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır” hükmünü hatırlatarak, 24–36 saat kesintisiz çalıştırılmalarının açık bir anayasal hak ihlali olduğunu belirtti. Açıklamada, intörnlerin “öğrenci” statüsü arkasına sığınılarak insanüstü çalışma sürelerine zorlandığı, bunun eğitim değil sistemin iş gücü açığını kapatma amacı taşıdığı ifade edildi.
Sağlık Mevzuatına Aykırı Uygulama
İntörnlerin dikkat çektiği bir diğer husus, yürürlükteki sağlık mevzuatı oldu. Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği’nde gece nöbeti tutan uzmanlık öğrencilerinin ertesi gün çalıştırılamayacağı açıkça düzenlenirken, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin 41/e maddesinde de gece nöbeti tutanlara ertesi gün görev verilemeyeceği hüküm altına alınıyor. Buna rağmen Ankara Tıp’taki intörnlerin nöbet sonrası poliklinik ve servislerde fiilen çalıştırıldığı vurgulandı.
Uykusuz Hekim, Güvenli Tedavi Demek Değil
Açıklamada, uzun ve kesintisiz nöbetlerin hasta güvenliği açısından doğrudan risk oluşturduğu belirtildi. Uykusuzluk ve zihinsel yorgunluğun tanı hatalarını artırdığı, tıbbi müdahalelerde komplikasyon riskini yükselttiği ve sağlık hizmetinin niteliğini düşürdüğü ifade edildi. Bu nedenle nöbet sonrası iznin yalnızca bir çalışma hakkı değil, aynı zamanda hasta güvenliği açısından zorunluluk olduğu vurgulandı.
“Bu Eğitim Değil, Tükenmişliktir”
İntörn doktorlar, intörnlüğün bir eğitim süreci olduğunu, ancak mevcut uygulamaların eğitimden çok ağır hizmet yükü anlamına geldiğini dile getirdi. Nöbet sonrası iznin kaldırılmasının bilimsel ve etik temeli olmayan bir uygulama olduğu, genç hekimleri tükenmişliğe sürüklediği ifade edildi.
Gülhane Örneği Eşitsizliği Ortaya Koyuyor
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi İntörn Doktor Yönergesi’nde gece nöbeti tutan intörnlerin ertesi gün izinli sayıldığının açıkça düzenlendiğine dikkat çekildi. Ankara Üniversitesi’nde aynı statüdeki öğrencilerin bu haktan yararlanamamasının açık bir eşitsizlik yarattığı vurgulandı.
İntörnlerin Açık Talebi
İntörn hekimler, çalışma saatlerinin 08.00–17.00 ile sınırlandırılmasını, nöbetlerin üç günde birden sık olmamak ve ayda en fazla sekiz olacak şekilde düzenlenmesini, gece nöbeti tutanların ertesi gün izinli sayılmasını ve nöbetlerin hizmet açığını kapatmak için değil eğitim amacıyla yapılmasını talep etti. Ayrıca Ankara Üniversitesi Dönem VI İntörnlük Yönergesi’nin bu güvenceleri içerecek şekilde acilen güncellenmesi gerektiği belirtildi.