Jeffrey Epstein dosyalarında yeni iddialar: Cinayet ve genetik deneyler
Jeffrey Epstein dosyalarında ortaya çıkan yeni e-postalar cinayet iddiaları, genetik çalışmalar ve dikkat çeken yazışmaları gündeme taşıdı.
ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’e ilişkin soruşturma dosyaları yeniden tartışma yarattı. Kamuoyuyla paylaşılan milyonlarca belge arasında cinayet iddiaları, embriyo deneylerine dair yazışmalar ve çok sayıda tanınmış isme ait e-postalar yer aldı.
CİNAYET İDDİALARI VE GİZLİ YAZIŞMALAR
Dosyalarda, “Gizli: Jeffrey Epstein” başlıklı bir e-postada, iki yabancı uyruklu kadının cinsel ilişki sırasında boğularak öldürüldüğü ve Epstein’in emriyle New Mexico’daki Zorro Çiftliği yakınlarına gömüldüğü iddia edildi. E-postanın çiftlikte çalışan bir kişi tarafından yazıldığı öne sürüldü.
Ayrıca kimliği belirsiz bir kişinin Epstein’e gönderdiği 30 Haziran 2014 tarihli e-postada, “Onu öldürmen için sana izin veriyorum” ifadesinin yer alması dikkat çekti. Epstein’in bu mesaja “Eyvah” yanıtını verdiği görüldü. E-postayı gönderen kişinin Susan Hamblin olduğu iddiaları sosyal medyada gündem oldu.
GENETİK VE EMBRİYO ÇALIŞMALARI
Belgelerde yer alan e-postalarda, Epstein’e klonlamaya benzer embriyo düzenleme teknikleriyle ilgili bilgiler aktarıldı. Bryan Bishop’un gönderdiği yazışmalarda, fareler üzerinde yapılan deneyler ve yeni genetik yöntemler anlatılırken, Epstein’in bu çalışmalara yatırım yapabileceğini ancak lider konumda görünmek istemediğini belirttiği ifade edildi.
ÜNLÜ İSİMÖLER VE ORTA DOĞU DEĞERLENDİRMELERİ
Dosyalarda, yazar Deepak Chopra’nın adının 3 binden fazla belgede geçtiği, Epstein ile Peter Thiel arasında ise ABD’nin Orta Doğu politikalarına dair dikkat çeken değerlendirmelerin yer aldığı yazışmalar bulundu.
Jeffrey Epstein, 2019 yılında New York’taki hapishane hücresinde ölü bulunmuştu. FBI ve ABD Adalet Bakanlığı, Epstein’in intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamış, “müşteri listesi” iddialarına dair kanıt bulunmadığını duyurmuştu.