2025’te 193 bin çift ayrıldı: Ekonomik baskı aile yapısını zorluyo mu?
TÜİK’in 2025 verilerine göre evlenen çift sayısı düşerken boşanmalar yükseldi. 552 bin çift evlenirken 193 bin çift boşandı. Boşanmaların %34’ü ilk 5 yılda gerçekleşti. Ortalama evlenme yaşı yükseldi, ekonomik baskılar yeniden gündemde.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı 2025 Evlenme ve Boşanma İstatistikleri, aile yapısındaki dönüşümü bir kez daha ortaya koydu. Evlenme sayısı bir önceki yıla göre azalırken boşanmalarda artış kaydedildi.
EVLENMELERDE GERİLEME
2024 yılında 569 bin 983 olan evlenen çift sayısı, 2025’te 552 bin 237’ye düştü. Kaba evlenme hızı ise binde 6,43 olarak gerçekleşti. Ortalama ilk evlenme yaşı yükselmeye devam etti.
2025’te erkeklerde ortalama ilk evlenme yaşı 28,5, kadınlarda ise 26,0 oldu. Cinsiyetler arasındaki yaş farkı 2,5 olarak kaydedildi. Bu artış, eğitim süresinin uzaması ve ekonomik koşulların evlilik kararını geciktirmesiyle ilişkilendiriliyor.
Kaba evlenme hızının en yüksek olduğu il binde 7,76 ile Gaziantep olurken, en düşük oran binde 4,18 ile Tunceli’de görüldü.
BOŞANMALAR YÜKSELİŞTE
Boşanan çift sayısı 2024’te 188 bin 963 iken 2025’te 193 bin 793’e çıktı. Kaba boşanma hızı binde 2,26 oldu.
Boşanma hızının en yüksek olduğu il binde 3,28 ile İzmir olarak kaydedildi. İzmir’i Antalya ve Denizli izledi. En düşük boşanma oranı ise Hakkari’de görüldü.
Dikkat çeken bir diğer veri ise boşanmaların süresi oldu. 2025’te gerçekleşen boşanmaların:
- %34,0’ı evliliğin ilk 5 yılında
- %20,3’ü 6-10 yıl arasında gerçekleşti
Bu tablo, evliliğin ilk yıllarının en kırılgan dönem olduğunu gösteriyor.
191 BİN ÇOCUK ETKİLENDİ
2025 yılında kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayet kapsamına alındı. Velayetlerin %74,6’sı anneye, %25,4’ü babaya verildi.
EKONOMİK BASKI ETKİLİ Mİ?
Uzmanlara göre evlilik ve boşanma eğilimleri ekonomik göstergelerden bağımsız değil. Son yıllarda artan hayat pahalılığı, işsizlik oranları ve gelir dağılımındaki dengesizlikler, aile içi stres faktörlerini artırabiliyor.
Özellikle genç işsizlik oranının yüksek seyretmesi, evlilik yaşının yükselmesinde etkili olurken; ekonomik güvencesizlik, borç yükü ve barınma maliyetleri de boşanma süreçlerini tetikleyen unsurlar arasında gösteriliyor. Ancak TÜİK verileri boşanmaların doğrudan işsizlik kaynaklı olduğunu ortaya koymuyor; bu ilişki dolaylı sosyoekonomik etkenler üzerinden değerlendiriliyor.
BOŞANMA NEDENLERİ ÇOK BOYUTLU
Ekonomik faktörlerin yanı sıra iletişim problemleri, güven kaybı, aile içi şiddet, hayat hedeflerinin uyuşmaması ve kültürel farklılıklar da boşanmaların başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Ancak uzmanlara göre ekonomik stres, bu sorunları derinleştiren ve görünür hale getiren temel zeminlerden biri.
Özellikle ilk 5 yıldaki yüksek boşanma oranı, çiftlerin hem duygusal hem de ekonomik olarak evliliğe yeterince hazırlıklı olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Artan yaşam maliyetleri karşısında aile kurumunun nasıl şekilleneceği ise önümüzdeki yılların en önemli sosyal başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.