Ulaştırma Memur-Sen’den TCDD çalışanlarına kritik uyarı: “Kazanım değil, kapsam daraltma riski!”
TCDD’de koruyucu giyim yardımıyla ilgili verilen mahkeme kararı sonrası kamuoyunda oluşan “kazandık” algısına yetkili sendika Ulaştırma Memur-Sen’den itiraz geldi. Sendika kararın fiili sonucunun personel lehine bir genişleme değil, aksine kazanımın risk altına girmesi olduğunu duyurdu.
Ulaştırma Memur-Sen, Ankara 9. İdare Mahkemesi’nin koruyucu giyim yardımına ilişkin verdiği kararın ardından bir basın açıklaması yayımladı. Sendika, mahkeme kararının idarenin elini güçlendirecek ve maliyet odaklı “kapsam daraltıcı” yorumlara zemin hazırlayacak bir içerik taşıdığına dikkat çekti.
MAHKEME KARARI GERÇEKTE NE GETİRİYOR?
Sendikanın değerlendirmesine göre, mahkeme kararı ilk bakışta olumlu görünse de uygulama aşamasında ciddi riskler barındırıyor:
Alışveriş Çeki Zorlaştı: 2025 yılı toplu sözleşmesinde yer alan alışveriş çeki seçeneği fiilen zora girdi,
Faal Saha Personeli Kısıtlaması: Yardımın yalnızca “faal saha personeline” verilebileceği yönünde bir idari yaklaşımın önü açıldı,
Ayni Yardım Çerçevesi: Yardımın çek yerine sadece ayni (kıyafet olarak) verilmesi yönünde bir sınırlama oluştu.
“PERSONEL ARASINDA AYRIM YAPILAMAZ”
Ulaştırma Memur-Sen, toplu sözleşmenin 16. maddesi uyarınca yardımın tüm hak sahiplerini kapsaması gerektiğini vurguladı. Sahadaki mühendis ve memur yardımdan faydalanırken, idari birimlerdeki personelin dışarıda bırakılmasının çalışma barışını bozacağı belirtildi.
Açıklamada, “Ortada personelin lehine genişletilmiş bir kazanım yoktur; aksine kapsamın daraltılma riski bulunmaktadır” denilerek, propaganda uğruna sürecin bütününe zarar verildiği ifade edildi.
SÜREÇ NASIL İLERLEYECEK?
TCDD’nin mahkeme kararına karşı istinaf yoluna gideceği ve bu sürecin yaklaşık bir yıl sürebileceği öngörülüyor. Bu süre zarfında:
Komisyon çalışmalarının durabileceği,
Yardım ödemelerinin gecikebileceği,
Belirsizliğin artacağı ifade ediliyor.
“RESMİ MUHATAP ULAŞTIRMA MEMUR-SEN’DİR”
Ulaştırma Memur-Sen Genel Başkanı Dr. Kenan Çalışkan imzalı açıklamada, meselenin sendikalar arası bir rekabet aracı değil, demiryolcuların hakkı olduğu vurgulandı. Yetkili sendika olarak masada olmaya devam edeceklerini belirten Çalışkan, yardımların tüm hak sahiplerine adil şekilde ulaştırılması için hukuki mücadelenin süreceğini kaydetti.