Türkiye’de sendikalı kadınların büyük bölümü HAK-İŞ çatısı altında
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “15. Uluslararası Kadın Emeği Buluşması” programında konuşan Mahmut Arslan, Türkiye’de sendikalı kadın işçilerin önemli bir bölümünün HAK-İŞ bünyesinde örgütlü olduğunu söyledi.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “15. Uluslararası Kadın Emeği Buluşması” programında konuşan Mahmut Arslan, Türkiye’de sendikalı kadın işçilerin önemli bir bölümünün HAK-İŞ bünyesinde örgütlü olduğunu söyledi. Arslan, konfederasyonun kadın emeğinin güçlendirilmesi için yürüttüğü çalışmaların devam edeceğini vurguladı.
Program kapsamında Türkiye’nin farklı şehirlerinde çalışan kadın emekçilerle yapılan saha araştırmasının sonuçları da kamuoyu ile paylaşıldı. İzmir, Van, Gaziantep, Trabzon, Samsun, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok ilde gerçekleştirilen araştırmada, kadınların çalışma hayatındaki sorunları ve mesleki standartlara ilişkin değerlendirmeler ele alındı.
“235 BİN KADIN ÜYEMİZ VAR”
Konuşmasında Türkiye’de kayıtlı sistemde yaklaşık 7 milyon kadın çalışanın bulunduğunu ifade eden Arslan, bunların yalnızca yaklaşık 601 bininin sendikalara üye olduğunu belirtti. Sendikalı kadın oranının yüzde 10’un altında kaldığını dile getiren Arslan, bu kitlenin büyük bölümünü HAK-İŞ’in temsil ettiğini söyledi.
Arslan, konfederasyon bünyesinde 235 bin kadın üyenin bulunduğunu ifade ederek, ev işçilerinin de dahil edilmesiyle temsil edilen kadın sayısının 350 bine yaklaştığını kaydetti. Bu tabloyla birlikte Türkiye’de sendikalı kadın işçilerin yaklaşık yüzde 58’inin HAK-İŞ çatısı altında yer aldığını belirten Arslan, konfederasyon içinde her üç üyeden birinin kadın olduğunu söyledi.
HAK-İŞ’in çalışma hayatında kadınların karşılaştığı sorunlara yönelik çeşitli çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Arslan, özellikle iş yerlerinde şiddet ve tacizle mücadele konusunda uluslararası düzenlemelerin önemine dikkat çekti. Bu kapsamda International Labour Organization tarafından kabul edilen ve iş yerlerinde şiddet ile tacizle mücadeleyi amaçlayan ILO Convention No. 190 sözleşmesinin Türkiye tarafından da onaylanması için kampanya yürüttüklerini söyledi. Arslan, sözleşmenin çalışma hayatındaki tüm çalışanların güvenliğini sağlama açısından önemli olduğunu belirtti.
KADIN İSTİHDAMININ ARTIRILMASI İÇİN YENİ POLİTİKALAR
Kadınların çalışma hayatındaki yerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, özellikle kreş imkanlarının yaygınlaştırılması, mesleki eğitim programlarının artırılması ve iş-aile yaşam dengesini destekleyen sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Kadın istihdamının artırılmasının yalnızca ekonomik değil aynı zamanda toplumsal bir gereklilik olduğunu ifade eden Arslan, teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.