YKS’de dikkat çeken düşüş: Başvuru sayısı son yılların en düşük seviyesinde
Yükseköğretim Kurulu verilerine göre 2026 YKS’ye başvuran aday sayısı 2 milyon 425 bin 560 oldu. Bu rakam, son yılların en düşük seviyelerinden biri olarak kayıtlara geçti. 2023’te ulaşılan zirveye kıyasla başvurularda 1 milyondan fazla düşüş yaşandığı görülüyor.
Üniversiteye giriş için milyonlarca öğrencinin katıldığı YKS’de başvuru sayılarındaki gerileme dikkat çekti. YÖK verileri, son üç yılda sınava katılmak isteyen aday sayısında belirgin bir düşüş yaşandığını ortaya koyuyor.
3 YILDA 1,1 MİLYONLUK DÜŞÜŞ
YKS başvuruları 2020 yılında yaklaşık 2,4 milyon seviyesindeydi. 2023 yılında ise 3,5 milyon adayla zirveye ulaşmıştı. Ancak bu tarihten sonra başvuru sayısı her yıl düşüş gösterdi.
2023 ile 2026 yılları arasındaki toplam düşüş yaklaşık 1,1 milyon aday oldu. Bu gerileme, zirve seviyesinin yaklaşık yüzde 31’ine karşılık geliyor.
UZMANLAR BİRKAÇ NEDENİ İŞARET EDİYOR
Eğitim uzmanlarına göre başvurulardaki düşüşün arkasında birden fazla etken bulunuyor.
En önemli nedenlerden biri genç nüfustaki azalma. Doğum oranlarının uzun süredir düşmesi, üniversite sınavına girecek öğrenci sayısını da doğrudan etkiliyor. TÜİK projeksiyonları bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da devam edebileceğini gösteriyor.
Bir diğer önemli faktör ise yurt dışı üniversitelere yönelim. Son yıllarda birçok öğrencinin eğitim için farklı ülkeleri tercih etmesi, YKS başvurularında düşüşe yol açan unsurlar arasında gösteriliyor.
EĞİTİM SİSTEMİ VE EKONOMİK KOŞULLAR DA ETKİLİ
Uzmanlar ayrıca sınav sistemi ve lise müfredatında yapılan değişikliklerin bazı öğrencilerin tercihlerini etkileyebileceğini belirtiyor.
Bunun yanında yükseköğretim maliyetleri, burs ve kredi imkanlarına erişim gibi sosyoekonomik faktörlerin de öğrencilerin üniversite tercihleri üzerinde belirleyici olduğu ifade ediliyor.
ÜNİVERSİTE PLANLAMASI İÇİN KRİTİK SİNYAL
Başvuru sayısındaki bu düşüşün devam etmesi halinde üniversite kontenjanları, akademik kadro planlaması ve yükseköğretim finansmanı gibi alanlarda yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
2026 verileri, Türkiye’de yükseköğretime talep konusunda yapısal bir dönüşümün başlayıp başlamadığı sorusunu da yeniden gündeme taşıdı.