Babanızın malı mı?
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ziraat Bankası Genel Müdürü’nün bağış konuşmasına müdahale etti. Kamu bankalarının reklam politikaları eleştirildi.
Fatih Selek’in köşe yazısında aktardığı bilgilere göre, deprem bölgesine yapılan yardımlar kapsamında en fazla destek sağlayan şirketlere Adıyaman’da plaket takdim edildi. Törende, kamu bankaları arasında en büyük bağışı vadeden Ziraat Bankası’nın Genel Müdürü de ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı. Ancak törende yaptığı konuşmada, bağışı şahsi bir katkı gibi sunarak “Burada en büyük hayırsever benim, en çok parayı ben verdim” ifadesini kullandı.
Erdoğan’dan Genel Müdüre Yanıt
Bu sözler karşısında Cumhurbaşkanı Erdoğan, bankanın kamuya ait olduğunu vurgulayan bir yanıt vererek, “Koskoca devlet bankası. Bırak sen, ben verdim deme, devlet verdi” ifadeleriyle genel müdürü düzeltti. Bu olay, kamu kurumlarının bağış süreçlerinde bireysel sahiplenme eğilimine dikkat çeken bir örnek olarak değerlendirildi.
Kamu Bankalarının Reklam Politikaları
Selek, yazısında sadece bu olaya değil, kamu bankalarının reklam politikalarına da değindi. Kamu bankalarının, belirli medya kuruluşlarına ilan ve reklam desteği sağlarken, Türkiye Gazetesi gibi bazı yayın organlarına yıllardır tek bir ilan bile vermediğini belirtti. Selek, kamu bankalarının yıllık 3,7 milyar TL’yi bulan reklam ve ilan harcamalarından adil bir dağılım beklediklerini ifade etti.
İş Bankası ile Kıyaslama
Öte yandan, yazar İş Bankası ile ilgili yaptığı bir kıyaslamada, geçmişte CHP’nin banka hisselerine yönelik eleştirilerde bulunduklarını ancak bankanın buna herhangi bir reklam kesme politikasıyla yanıt vermediğini dile getirdi. İş Bankası’nın profesyonel çizgisini koruduğunu ve tarafsız bir tutum sergilediğini belirten Selek, kamu bankalarının da benzer şekilde kurumsal kimliklerini kişisel yaklaşımların önüne koymaları gerektiğini vurguladı.