TEİS Başkanı Nurten Saydan’dan Sağlık Bakanlığı’na çağrı: “Bitkisel i̇laçlar sadece eczanelerde satılmalı”
Son yıllarda büyük şehir yaşamı ve pandemi gibi faktörlerin etkisiyle dünyada ve Türkiye’de bitkisel ilaç kullanımı hızla arttı. Ancak bu ürünlerin doktor ve eczacı kontrolü olmaksızın internet, market ve diğer denetimsiz kanallar aracılığıyla temin edilmesi, ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Gelişmiş ülkeler bu soruna yönelik hızlı düzenlemeler yaparak sağlık çalışanlarını eğitirken, Türkiye’de bu konuda hala önemli eksiklikler bulunuyor.
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, bitkisel ilaçların kontrolsüz kullanımına karşı kapsamlı bir düzenleme çağrısında bulunarak, bu ürünlerin Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılması ve yalnızca eczanelerde satılması gerektiğini vurguladı. Saydan, Türkiye’nin bitkisel ilaçlar konusunda bir “çöplüğe” dönüştüğünü belirterek, Tarım Bakanlığı’ndan kolayca alınan izinlerin sorunun temel kaynağı olduğunu ifade etti.
BİTKİSEL İLAÇLARDA YASAL DÜZENLEME ŞART
Saydan, Türkiye’de bitkisel ilaçların denetiminin mutlaka Sağlık Bakanlığı’na devredilmesi gerektiğini dile getirerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu ülkenin tek bir sağlık otoritesi vardır, o da Sağlık Bakanlığı’dır. Bitkisel ilaçların ruhsatlandırılması ve kontrolü tamamen Sağlık Bakanlığı’na geçmelidir. İlaç şekline getirilmiş, yani kapsül, draje, şurup veya tablet gibi bir forma bürünmüş ürünlerin sadece eczanelerde satılmasına yönelik bir yasal düzenleme yapılmalıdır.”
Saydan, bitkisel ürünlerin masum olduğuna dair yanlış algının ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti. “Bitkisel olduğu söylenen ilaçlar doktor veya eczacı tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Örneğin, kan sulandırıcı, tansiyon ilaçları veya antidepresan kullanan hastalar için ginkgo biloba içeren bitkisel ürünler ciddi yan etkiler doğurabilir. Bu ürünler mide bulantısından beyin kanamasına kadar pek çok sağlık sorununa neden olabiliyor” diye konuştu.
KONTROLSÜZ DOZLAMA VE ALERJİK REAKSİYONLAR SORUN YARATIYOR
Bitkisel ilaçlarda en sık karşılaşılan sorunlardan birinin yanlış dozlama olduğunu ifade eden Saydan, “Bilimsel olarak belirlenmiş dozajlar olmaksızın kullanılan bitkisel ürünler önemli sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca, bu ürünler hassas kişilerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Hafif alerjik tepkilerden anafilaktik şoka kadar ciddi sonuçlar doğurabilecek bu ürünlerin, denetim altında kullanılması şarttır” şeklinde konuştu.
YANILTICI REKLAMLAR HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR
Nurten Saydan, bitkisel ilaçlarla ilgili yapılan reklamların halk sağlığını olumsuz etkilediğini belirterek, “Hiçbir ilacın reklamı yapılamaz ve bu ilaçların özendirilmesi halk sağlığına zarar verir. Komşunuza iyi gelen bir ürün size aynı etkiyi göstermeyebilir. Bu nedenle ilaç kullanımında mutlaka hekime veya eczacıya danışılmalıdır. Halkımız, sağlıkla ilgili yanıltıcı reklamlar karşısında yeterince bilinçli olmadığı için aldatıcı kampanyalara kolayca inanıyor” ifadelerine yer verdi.
Saydan, adı “takviye edici gıda” olan ancak halk arasında “bitkisel ilaç” olarak bilinen ürünlerin internet ve kapıda satış yöntemiyle pazarlanmasının sağlık açısından büyük risk taşıdığını ifade etti. “Bu ürünlerin denetimsiz bir şekilde satışa sunulması, sadece para kazanma amacı güden bir anlayışı ortaya koymaktadır. İzin belgeleri acilen Sağlık Bakanlığı’na devredilmeli ve bu ürünlerin yalnızca doktor kontrolüyle eczanelerden temin edilmesi sağlanmalıdır” diye konuştu.
DENETİM VE EĞİTİM ARTIRILMALI
Nurten Saydan, bitkisel ürünlerin halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için Sağlık Bakanlığı’na büyük sorumluluk düştüğünü belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Bitkisel ilaçların kontrolü konusunda Sağlık Bakanlığı daha etkin rol almalı, sağlık çalışanlarına bu ürünlerle ilgili kapsamlı eğitimler verilmelidir. Halkın yanlış bilgilendirilmesini engellemek için reklam ve satış kanalları sıkı bir şekilde denetlenmelidir. Aksi halde bitkisel ürünlerin kontrolsüz kullanımı, halk sağlığında ciddi problemlere yol açmaya devam edecektir.”