Türk Büro-Sen’den hükümete çağrı: Ek zam şart
Nisan ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından memur ve emeklilerin alım gücüne ilişkin tartışmalar yeniden alevlendi. Türk Büro-Sen tarafından yapılan değerlendirmede, yılın ilk aylarında ortaya çıkan ekonomik baskının geçici olmadığı vurgulanırken, sabit gelirli kesimlerin yaşadığı kaybın derinleştiğine dikkat çekildi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre Nisan ayında enflasyon yüzde 4,18 artarken, yılın ilk dört ayındaki toplam enflasyon yüzde 14,64’e ulaştı. Yıllık enflasyonun yüzde 32,37 seviyesine çıkması, memur ve emeklilerin karşı karşıya olduğu refah kaybını gözler önüne serdi.
“ZAMLAR ŞİMDİDEN ERİDİ”
Açıklamada, Ocak ayında yapılan yüzde 11’lik maaş artışının dört aylık enflasyon karşısında büyük ölçüde etkisini yitirdiği belirtildi. Bu durumun memur ve emeklileri şimdiden alacaklı konuma getirdiği ifade edilirken, mevcut ücret politikasının sürdürülebilir olmadığı vurgulandı.
GEÇİM YÜKÜ ARTIYOR
Artan fiyatlar karşısında hane bütçelerinin daraldığına dikkat çekilen açıklamada, yüksek enflasyonun milyonlarca kamu çalışanı ve emekli açısından her geçen gün daha ağırlaşan geçim şartları anlamına geldiği kaydedildi. Yaklaşık 25 milyonluk bir kesimin alım gücündeki gerilemenin sosyal dengeler açısından da risk oluşturduğu ifade edildi.
EK ZAM VE YENİ SİSTEM ÇAĞRISI
Türk Büro-Sen, mevcut tablo karşısında memurlara derhal ek zam yapılması gerektiğini belirterek, bu artışın refah payı ile desteklenmesi çağrısında bulundu. Ayrıca maaş artışlarının gecikmeden yansıtılması için “eşel mobil” sistemine geçilmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, aksi halde 2026 yılının memur ve emekliler açısından ekonomik açıdan daha ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısı yapıldı.