Eğitim-Bir-Sen davayı kazandı: “Fiilen derse girilmiyor” gerekçesi kabul edilmedi
Ankara’da görev yapan bir öğretmenin ek ders ücretlerine ilişkin açılan davada yargıdan dikkat çeken bir karar çıktı.
Ankara’da görev yapan bir öğretmenin ek ders ücretlerine ilişkin açılan davada yargıdan dikkat çeken bir karar çıktı. Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde koordinatör ve alan şefi olarak görev yapan yüksek lisans mezunu öğretmenin artırımlı ek ders ücretinin ödenmemesi üzerine başlatılan hukuki süreçte mahkeme öğretmeni haklı buldu.
Sendika tarafından açılan davayı inceleyen Ankara 7. İdare Mahkemesi, artırımlı ek ders uygulamasının yalnızca fiilen ders anlatılan saatlerle sınırlı olmadığına hükmetti. Dava konusu olayda, söz konusu öğretmenin lisansüstü eğitimini tamamlamış olmasına rağmen ek ders ücretlerinin artırımlı ödenmesi talebi idare tarafından reddedildi. Ret gerekçesi olarak öğretmenin koordinatörlük ve alan şefliği görevleri kapsamında doğrudan ders anlatmaması gösterildi.
Bunun üzerine süreci yargıya taşıyan sendika, toplu sözleşme hükümlerinin yanlış yorumlandığını savundu. Mahkeme de yaptığı değerlendirmede idarenin bu yaklaşımını hukuka uygun bulmadı.
MAHKEME: GÖREV KARŞILIĞI EK DERSLER DE ARTIRIMLI ÖDENMELİ
Kararda, öğretmenlere ödenen ek ders ücretlerinin sadece sınıfta fiilen ders anlatılan saatlerden ibaret olmadığına dikkat çekildi. Görev karşılığı verilen ek derslerin de aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Mahkeme, alan şefliği ve koordinatörlük gibi görevlerde bulunan öğretmenlerin görev tanımı gereği her zaman ders anlatamayabileceğini belirterek, bu nedenle “fiilen derse girme” şartının aranmasının hukuki dayanağının bulunmadığını ifade etti. Bu çerçevede öğretmenin söz konusu görevleri aktif şekilde yürütmesinin artırımlı ek ders ücretinden yararlanması için yeterli olduğuna karar verildi.
Mahkeme kararında ayrıca lisansüstü eğitimini tamamlayan öğretmenlere yönelik mali hakların korunmasının önemine de vurgu yapıldı. Yüksek lisans ve doktora mezunu öğretmenler arasında görev tanımı gerekçesiyle farklı uygulamalar yapılmasının anayasal eşitlik ilkesine aykırı olabileceği ifade edildi.
Bu kapsamda öğretmenin artırımlı ek ders ücretlerinin ödenmesine, daha önce eksik yatırılan tutarların ise yasal faiziyle birlikte kendisine verilmesine hükmedildi. Eğitim camiasında dikkat çeken kararın, benzer görevlerde bulunan ve lisansüstü eğitimini tamamlamış öğretmenler açısından emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor. Özellikle koordinatörlük ve alan şefliği gibi görevlerde fiilen ders anlatma imkânı sınırlı olan öğretmenlerin mali haklarına ilişkin tartışmaların bu karar doğrultusunda yeniden şekillenebileceği ifade ediliyor.