Açlık ve yoksulluk sınırı Mart 2026’da rekor seviyeye yaklaştı
Hekim-Sen’in Mart 2026 raporu temel yaşam maliyetlerinin hızla arttığını ve özellikle dar gelirli kesim için geçim şartlarının her geçen gün daha da zorlaştığını ortaya koydu.
Mart 2026’ya ait güncel veriler Türkiye’de açlık ve yoksulluk sınırının geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Hekim-Sen tarafından hazırlanan rapor dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gerekli olan açlık sınırının ciddi şekilde yükseldiğini bunun yanı sıra yaşam maliyetlerinin de kontrol edilemez bir şekilde arttığını ortaya koyuyor. Rapora göre özellikle gıda fiyatlarındaki artış ve temel ihtiyaçlardaki yükseliş vatandaşların alım gücünün giderek zorlaştığını gözler önüne seriyor.
YOKSULLUK SINIRI 111 BİN TL’Yİ AŞTI
Mart 2026 verilerine göre dört kişilik bir ailenin toplam yaşam maliyeti 111.734 TL’ye ulaştı. Şubat ayına kıyasla yaşanan 3.172 TL’lik artış özellikle orta gelir grubunun bile geçinmekte zorlandığını gösteriyor. Gıda harcamaları ise kişi bazında yükselmeye devam ederken yetişkin erkek için 10.013 TL, yetişkin kadın için 8.648 TL, çocuklar için ise 7 bin TL’nin üzerinde maliyet ortaya çıkıyor.
Gıda kalemlerinde ise artışlar dikkat çekiyor. Mart ayında süt ve süt ürünleri %5,35, sebze-meyve %4,30 oranında zamlanırken et ve bakliyat gibi temel ürünlerde de yükseliş sürüyor. Bu tablo özellikle aile bütçeleri üzerinde gıda kaynaklı baskının giderek ağırlaştığını ortaya koyuyor.
YOKSULLUK SINIRI ORTA GELİRİ DE ZORLUYOR
Yoksulluk sınırının ulaştığı seviye ise sadece düşük gelir grubunu değil orta gelir grubunu da doğrudan etkiliyor. Raporda barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi temel harcamaların artışıyla birlikte yoksulluk sınırının çok daha geniş bir kesimi kapsadığı belirtiliyor. Artık birçok ailenin sadece temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlandığı ifade ediliyor.
ALIM GÜCÜ GİDEREK DÜŞÜYOR
Ekonomik göstergeler incelendiğinde gelirlerin artış hızının yaşam maliyetlerinin oldukça gerisinde kaldığı görülüyor. Bu durum vatandaşın cebine giren paranın değerinin her geçen gün azalmasına neden oluyor. Rapora gör maaş artışları enflasyon karşısında yetersiz kalırken bu da halkın alım gücünü düşürüyor ve yaşam standartlarını olumsuz etkiliyor.
SOSYAL ETKİLER DERİNLEŞİYOR
Artan açlık ve yoksulluk sınırı yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal sonuçlar da doğuruyor. Raporda yetersiz beslenme, eğitimde fırsat eşitsizliği ve sağlık hizmetlerine erişimde zorluklar gibi pek çok sorunun daha görünür hale geldiği ifade ediliyor. Bu durumun uzun vadede toplum üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceği uyarısı yapılıyor.