Ankara’da Şiddet Gerçeği Bilimsel Olarak Tartışıldı: 78 Uzman Aynı Çatıda Buluştu
Ankara Yüksek İhtisas Üniversitesi ev sahipliğinde ve UKA Akademi iş birliğiyle düzenlenen I. Uluslararası Şiddetle Mücadele Kongresi, iki gün boyunca şiddetin tüm boyutlarını disiplinler arası bir yaklaşımla ele alarak önemli bir farkındalık platformu oluşturdu.

Ankara Yüksek İhtisas Üniversitesi ev sahipliğinde ve UKA Akademi iş birliğiyle düzenlenen I. Uluslararası Şiddetle Mücadele Kongresi, iki gün boyunca şiddetin tüm boyutlarını disiplinler arası bir yaklaşımla ele alarak önemli bir farkındalık platformu oluşturdu.
YİÜ 100. Yıl Yerleşkesi Konferans Salonu’nda akademisyenler, uzmanlar ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği kongre, çocuklardan kadınlara, çalışma hayatından spora, medyadan sağlığa kadar geniş bir yelpazede şiddetin nedenlerini, sonuçlarını ve çözüm yollarını tartışmaya açtı. Açılış konuşmalarında UKA Akademi Başkanı Prof. Dr. Nermin Gürhan ile Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadirhan Sunguroğlu, şiddetle mücadelenin yalnızca kurumların değil, toplumun her kesiminin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti.
Kongrenin ilk oturumlarında çocuğa yönelik şiddetin çok katmanlı etkileri ele alındı. Sağlık, adli tıp, sosyal hizmet ve çocuk ruh sağlığı perspektiflerinden sunulan bildirilerde, çocukların maruz kaldığı her türlü şiddetin yalnızca bireysel bir travma değil, aynı zamanda toplumun geleceğini tehdit eden ciddi bir kırılma noktası olduğu vurgulandı. Ardından mobbing ve psikolojik şiddet konusu gündeme geldi. İş yerinde yıldırma, baskı ve duygusal zorlamanın çalışanların ruh sağlığı ve verimliliği üzerindeki olumsuz etkileri akademik ve hukuki boyutlarıyla değerlendirildi.
Programın önemli başlıklarından biri de beslenme ve şiddet ilişkisine dair yapılan sunumlardı. Yetersiz beslenme, düzensiz şeker tüketimi ve gıda güvencesizliğinin saldırganlık eğilimleriyle ilişkisi bilimsel veriler ışığında ele alındı. Günün devamında sporda şiddet konusu tartışıldı; taraftar davranışlarından saha içi olaylara, hukuki süreçlerden sosyolojik etkilerine kadar geniş bir çerçevede spor alanlarında şiddetin neden yaygınlaştığı sorgulandı.
Aynı akşam gerçekleştirilen sağlıkta şiddet oturumu ise dikkat çeken bölümlerden biri oldu. Hekimlerden hemşirelere, acil servis çalışanlarından yöneticilere kadar sağlık profesyonellerinin maruz kaldığı şiddetin boyutu çarpıcı örneklerle ortaya konuldu. Etkin iletişimin, hasta yakınlarıyla sağlıklı ilişkilerin ve doğru hizmet yönetiminin şiddeti önlemedeki kritik önemi vurgulandı.
Kongrenin ikinci gününde ise şiddetin küresel boyutu konuşuldu. Japonya örneği üzerinden gençlik, barış kültürü ve toplumsal hafızadaki şiddet olgusu değerlendirilirken, bağımlılık temalı panel büyük ilgi gördü. Alkol, madde, dijital bağımlılık ve kumar bozukluklarının bireyi şiddete yönlendiren risk faktörleri olduğu, bilimsel verilerle desteklenerek anlatıldı.
Öğle sonrası oturumlarında şiddetin farklı yönleri masaya yatırıldı. Hayvana, doğaya, aile içine ve kadına yönelik şiddetin kendi dinamikleriyle toplumsal yapıda açtığı yaralar detaylı şekilde ele alındı. Çalışma hayatında fiziksel ve psikolojik şiddet başlığında ise kamu çalışanlarının yaşadığı sorunlar, sendikal politikalar, sivil toplumun rolü ve mevcut yasal çerçevenin eksikleri üzerinde duruldu. Akşam bölümünde doping ve şiddet ilişkisini irdeleyen konferansla sporcu psikolojisi bağlamında yeni tartışma alanları açıldı.
Çevrimiçi oturumlarda medya ve şiddet ilişkisi gündemdeydi. Televizyon haberlerinde şiddetin sunuluş biçimi, dijital mecralarda nefret söylemi, sosyal medyada şiddeti körükleyen yorum kültürü ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin medyadaki temsili değerlendirilerek, medyanın hem görünürlük sağlayan hem de kimi zaman şiddeti yeniden üreten yapısal etkileri kapsamlı biçimde analiz edildi.
İki gün süren kongrede toplam 78 konuşmacı yer aldı; 9 panel, çok sayıda konferans ve bildiri oturumu gerçekleştirildi.














