Beton soğuk, adalet uzak: Deprem bölgesinde üçüncü yılda bitmeyen çile
Türkiye’yi sarsan büyük felaketin üzerinden tam 1095 gün geçti. Rakamlar on binlerce kaybı verilen sözleri ve bitmeyen barınma krizini işaret ederken depremzedeler için hayat hâlâ “geçici” çözümlerin gölgesinde akıyor.
Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bölgede “normalleşme” tabelaların ötesine geçemedi. Resmi verilere göre 53 binden fazla canın yitirildiği felaketin ardından bugün hâlâ 360 bini aşkın yurttaş konteyner kentlerin dar koridorlarında hayata tutunmaya çalışıyor. Başta Hatay ve Adıyaman olmak üzere deprem illerinde barınma, sağlık ve eğitimdeki aksaklıklar felaketin sosyal etkilerinin derinleşerek sürdüğünü gösteriyor.
KÂĞIT ÜZERİNDE TESLİMAT, SAHADA MAĞDURİYET: ALTYAPI ÇIKMAZI
Resmi raporlar yüz binlerce konutun kurasının çekildiğini ve anahtar teslimlerinin yapıldığını savunsa da sahadaki depremzedeler “boş anahtarlarla” karşı karşıya. Kura törenleriyle hak sahipleri ilan edilen birçok konut projesi yolun geçmediği, suyun akmadığı ve kanalizasyonun bağlanmadığı şantiye alanlarından ibaret kalmış durumda. Bu altyapı krizi barınma sorununu çözmek yerine mağduriyeti “yeni binalara” taşıyor.
SAĞLIK VE EĞİTİMDE “KISITLI” DÖNEM
Deprem bölgesinde yalnızca binalar değil sosyal yaşamın temel direkleri de çökmüş durumda. Onlarca Aile Sağlığı Merkezi’nin (ASM) yıkıldığı bölgede yeni merkezlerin inşası oldukça yavaş ilerliyor. Sağlığa erişimin kısıtlı olduğu illerde eğitim de prefabrik yapılar ve konteyner sınıflar arasında sıkışmış vaziyette. Öğrenciler ve öğretmenler, fiziksel imkânsızlıkların yanı sıra yetersiz psikolojik destekle de baş başa bırakılmış durumda.
ADALET BEKLENTİSİ “AĞIR” İLERLİYOR
Yıkılan binlerce binaya ve kaybedilen on binlerce cana rağmen yargı süreci depremzedelerin adalet duygusunu tatmin etmekten uzak. Toplamda sadece 208 kişinin tutuklu olduğu dosyalarda hükümlü sayısı 60’ta kalmış durumda. Bölge halkı, bir yandan kayıplarının yasını tutarken diğer yandan “cezasızlık” algısıyla mücadele ediyor. 6 Şubat’ın üçüncü yılında depremzedelerin ortak çığlığı aynı: “Sesimizi duyan var mı?”
Deprem bölgesindeki durumu daha net görebilmek için hazırlanan özet tablo ve temel veriler şu şekildedir:
Kategori Veriler Toplam Can Kaybı 62.013+ (Türkiye ve Suriye toplamı) Yaralı Sayısı 130.000’den fazla Konteynerde Yaşayanlar 360.000+ Yurttaş Tamamlanan Konut Kurası 433.667 Konut Hükümlü Sayısı 60 (208 tutuklu toplamı içinde)
İllere Göre Kayıp ve Yaralı Tablosu
Tablo, yıkımın en yoğun olduğu üç ildeki resmi verileri karşılaştırmalı olarak sunmaktadır:
İl Can Kaybı Yaralı Sayısı Temel Sorun Hatay 21.000 30.000 En büyük yıkım, altyapı yetersizliği Kahramanmaraş 12.600 9.200 Merkez üssü, barınma krizi Adıyaman 8.500 18.000 Sağlık ve ekonomik döngü kaybı