21 Nisan 2026, 17:50:08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Çok Bulutlu
İstanbul
20°C
Çok Bulutlu
Çar 11°C
Per 15°C
Cum 17°C
Cts 20°C

Cumhurbaşkanı Erdoğan Gündeme İlişkin Değerlendirmelerde Bulundu

Cumhurbaşkanı Erdoğan Gündeme İlişkin Değerlendirmelerde Bulundu
2 Şubat 2023 01:51
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT ortak yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 6’lı masa hakkında konuşan Erdoğan, “Biz bunlara 7’li masa diyelim. 6 deyince eksik oluyor. 7’nci parti masanın altında” sözlerini kullandı.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar:

“Bugüne kadar hep eserlerimizle, hizmetlerimizle sürekli bir gayretin içindeyiz. Ziya Paşa’nın çok güzel bir beyti var, ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde’ Yani bir partinin, bir adayın ayinesi iştir, kampanyaya bakılmaz. Siz eserlerinizle, hizmetlerinizle halkınızın karşısında değilseniz, halkınız da zaten size değer vermez. Bizim yaptıklarımızı halk 20 yıldır görüyor. Halk bunları eser olarak görüyor. Marmaray’ı görüyor, Avrasya Tüneli’ni görüyor. Bunlar, benim halkımın hayali olarak gördüğü veya tasavvur ettiği şeyler değildi. Yani düşünün, boğazın altından raylı sistem geçirecek. Bunları, benim halkım bugüne kadar yaşamadı, görmedi. Boğazın altından Avrasya Tüneli geçecek, bunları görmüş değildi. Ama bunları bizimle yaşadı, gördü. Öbür taraftan rahmetli Demirel’in köprü, rahmetli Turgut Bey’in köprü… Üçüncüsü de bize nasip oldu, o da Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Bunları bile yaptırmamak için geldiler, gösteriler yaptılar, önünü kesmek için ellerinden geleni yaptılar. Ama muvaffak olamadılar çünkü biz dedik ki, ‘Biz Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü de yapacağız, hatta raylı olarak yapacağız’ İnşallah o raylı sistemle ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Ama bunlara kalsa, bunlar onu da engellemek için ellerinden geleni yapar.

Türkiye Yüzyılı dediğimiz bir vizyon meselesidir. Biz bu vizyonla çok daha ileri adımlar atacağız. Varsın birileri masa başında kurgulanmış kampanyalarla göz boyamaya çalışsın. Biz milletimizle beraber yoğurduğumuz Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yeni zaferlere başarılarla ulaşacağız.

aptığımız yatırımlarla küresel güç olmaya adım attık. Çünkü bu millete bu yaraşır. Ve bu millet bunu yapar mı? Yapar. Türkiye Yüzyılı, Türkiye’nin son dönemde elde ettiği güç ve birikimle dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olacağı dönemin adıdır.

20 yılda biz, büyük ve güçlü bir Türkiye’yi kurduk. Şimdi bu Türkiye’nin imkanlarını vatandaşlarımızın daha fazla istifadesine sunma zamanı. İnanıyorum kim milletim yine ‘AK Parti’ diyecek, yine ‘Cumhur İttifakı’ diyecek.

“Astıkları Menderes’in sloganını çalıyorlar”

Bunlarda utanma diye bir şey yok. Kalleşçe astıkları Menderes’in şimdi de sloganını çalıyorlar. Bunun adı hırsızlıktır, devasa… Kendileri ile çelişmek muhalefetin her zamanki hali. Bunların istismar etmediği ne kaldı? Herkesi kör, alemi sersem sarıyorlar.

Bu slogan, CHP’ye isyanın bir nişanesidir. Bu söz, millet iradesini sembolize ediyor. Millet iradesine sahip çıkanlar ancak bu sözü kullanma hakkına sahip olabilir, CHP değil. Bugün millet iradesine sahip çıkan kimdir? AK Parti’dir, Cumhur İttifakı’dır. Şimdi bunlar bu slogana dahi çökmeye çalışıyorlar. Kalkmışlar binalarına bu sloganı asıyorlar. Binalara slogan asmakla olmaz. Önce gerçekten milli iradeye saygılı olmayı öğrenin. Bunların gayesi, gayreti ülke ve millet değil. Bunlar bir defa milli değil, gayri milli. Milli olmayan ‘Yeter, söz milletindir’ diyebilir mi? Diyemez. Oraya pankartı asabilirsin, benim milletim sana inanmaz ki. Çünkü siz, milli değilsiniz, gayri millisiniz. Ve bu millete hep ihanet ettiniz. ‘Yeter, söz milletindir’ diyen Menderes’i ipe götürdünüz, idam ettiniz. Ve bunun sorumlusu sizsiniz. Bunlar milletin gönlüne girmenin değil, şimdi de yeni bir şey öğrendiler, Batı’dan aferin almanın peşindeler. ‘Batı bile bize aferin diyecek’ diyor. Allah Allah, nasıl bir iş bu? Biz de CHP zihniyetine bugün ‘Yeter, söz milletindir’ diyoruz ama hizmet söz konusu olduğunda, eser söz konusu olduğunda ‘yetmez’ diyoruz.

“Masadakilerin hiçbiri diğerine güvenmiyor”

Biz bunlara 7’li masa diyelim. 6 deyince eksik oluyor. Nerede malum parti? O da masanın altında. Kendilerince kapalı kapılar arkasında toplanıp toplanıp bunlar dağılıyordu. Seçim tarihi vermesek, bunların aday çıkaracakları da yoktu. Bırakalım adayı, aday açıklama tarihlerinde bile bir belirsizlik, tutarsızlık var. Biri ’13 Şubat’ta açıklayacağız’ diyor, diğeri ‘O tarihte açıklamak gibi bir planımız yok’ diyor. Masadakilerin hiçbiri bir diğerini tekin bulmuyor, güvenmiyor. Siz, birbirinize güvenmiyorken, millet size nasıl güvensin? Aslında onlar için adaylarının kim olduğu da önemli değil. Onlar, ipleri altısının hatta HDP’yi de sayarsak yedisinin elinde bir kukla koymaya çalışıyorlar. Böyle bir aday modeli, bu millete hakarettir. Bir de ‘Aman yıpranır’ diye adaylarını açıklamıyorlarmış. Bu nasıl iş? Yani siz, adayın yıpranacağından korktukları için aday bile açıklayamazken, biz 22 yıldır 2023’e, Türkiye Yüzyılı’na hazırlanıyoruz. Bizim böyle yıpranmak vesaire diye bir şey yok. Niye? Bu yola çıkan, tabii ki yıpranacak. Hizmet, yıpratır ama yeter ki sizin ‘Aşk ile koşan yorulmaz’ anlayışınız olsun.

Bunların hiçbirinin Anayasa’nın 101’inde veya diğer maddelerinde falan bir yeri yok. Biz bugüne kadar bu adımları atarken bunların aklı neredeydi? Biz Cumhurbaşkanı seçildik, bunların aklı neredeydi? O zamanlar bunu hiç konuşmadılar dikkat edin. Ama şimdi konuşuyorlar. Niye? Çünkü çıkaracakları bir cumhurbaşkanı adayının seçilme şansı olmadığını görüyorlar. Bundan dolayı rahatsızlar. Milletimiz bizi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı yaptı. Biz böylece ilk dönemi tamamlamış olacağız. Dolayısıyla yeniden adaylık önünde hiçbir engel bulunmuyor. Hukuka da Anayasa’ya da uygun. Bu tartışmaları gereksiz buluyorum. Bunlar, sandıktan ümidini kesenlerin başvurduğu suyu bulandırma çabalarıdır. Birçok anayasacı da bunlarla ilgili açıklamaları zaten yaptı. Milletimiz bizi inşallah tekrar aday da yapacak, Cumhurbaşkanı da seçecek.

“Eski Türkiye’de olduğu gibi 6’lı masanın bakanlık kavgaları yakındır”

Ortak mutabakat metnini inceledim. Tam anlamıyla koalisyon dönemine dönüş söz konusu olacak. Başbakan olduğumda bakan sayısı 35’ti. Bakan sayılarını indirdik, indirdik ve şu anda bizim 17 tane bakanımız var. 35 bakanlıktan 17’ye kadar bu işi indirdik. Bunu şu anda o yedili masada olanların bazıları bilir, bu konudaki hassasiyetimizi gayet iyi bilirler. Çünkü bunlar israfın ta kendisidir. Şimdi bu masa müdavimleri erken başladı ağlamaya. Niye? Bir şey kapmaları lazım. Bunların çünkü millet için bir dertleri yok. Hepsinin tek hesabı var, ‘Kendi kuklamızı cumhurbaşkanı adayı yapabilir miyiz? Şu bakanlığı veya bakanlıkları kapabilir miyiz’ Çünkü aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış. Eski Türkiye’de olduğu gibi altılı masanın bakanlık paylaşımı kavgaları da unutmayın ha yakındır, çok kavga edecekler. Tüm bunlar amaçlarının millete hizmet değil, rant sağlamak olduğunu gösteriyor ve hiçbir netice buradan da alamayacaklar, çünkü benim milletim bunlara bu ülkeyi, bu devleti asla teslim etmez.

Benim milletim bu koalisyon hükümetlerinden ders aldı. 7’li masa Türkiye’ye bir şey getiremez. Benim milletim de zaten onlara bu yetkiyi vermez. Masadaki oturma düzeninden ziyaret sırasında kadar, her konuda çıkmaza girenlere benim vatandaşım ülkesini yönetme yetkisini vermez, vermeyecektir. Masadakiler, ülkeyi götürse götürse eski, o kötü günlerine götürür. Çünkü özlemleri, vaatleri eski Türkiye. Tamamen siyaset mühendisliği üzerine kurulu, derme çatma bir masa. Masadakilerin talimatıyla hareket edecek bir cumhurbaşkanı ile böylesi büyük bir ülke yönetilemez. Bunlar talimatı dışarıdan alıyor. ‘Batı bize aferin diyecek’ diyorlar. Kuklalara kim itibar eder?

“7’li masanın içinde olanlardan IMF ile görüşme yapanlar var”

2013’te IMF’e olan borcumuzu bitirdik. Bunu Tayyip Erdoğan’ın hükümeti halletti, ödedi ve IMF ile irtibatımızı kestik. Bakın o gün bugün bizim artık IMF ile ilişkimiz yok ama şu anda 7’li masanın içinde olanlardan, otellerin lobilerinde IMF ile görüşmeler yapanlar var. Bizim o zaman Merkez Bankası’nın rezervi 27,5 milyar dolardı, şu anda 128,5 milyar dolar döviz rezervimiz var. Başbakanlığım döneminde bir ara 135 milyar dolara da çıktık, yine çıkacağız, daha fazlası olacak çünkü bizim hükümet etme sistemimiz, Cumhurbaşkanlığı Sistemi’yle istikrar kazandı. Bu, koalisyonlar hükümetiyle istikrarsızlık değil. Şimdiki hal muhal çünkü bunların böyle bir araya gelip daha cumhurbaşkanı adayını seçemeyenlerin bu ülkeyi yönetme kabiliyeti olabilir mi ya? Mümkün değil. Milletim bütün bunları görüyor, biz de şu anda rakamları konuşuyoruz.

Bir vatandaşım önümü kesti ve bana da bir kart verdi. Bu kart 1946’nın ekmek kartı. CHP’nin yönetimi bu. CHP dönemini tanımak istiyorsan bu ekmek kartına, karnesine bakacaksın. Bu, CHP’nin karnesidir. Bundan daha güzel ispat olur mu? Benim milletim bir daha bu karne dönemine dönmez ve dönmeyecektir. CHP’yi tanımak istiyorsanız işte, karnesi bu.

“Çankaya Köşkü’ndeki Müze Köşk şu anda restore ediliyor”

Şu anda biz Cumhurbaşkanlığı’nın Çankaya Köşkü’nde bu programı yapıyoruz. Bu köşk, Cumuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal tarafından, Milli Mücadele sırasında devletimize kazandırıldı. Bunun dışında Cumhuriyetin ilk yıllarından kalma fiilen kullanımı mümkün olmayan tarihi değere sahip binalar bulunuyor. 2014 seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçildiğimde biz de burada göreve başladık. Ardından 29 Ekim 2014 tarihi itibarıyla Cumhurbaşkanlığının Beştepe’deki mevcut külliyesine geçtik. Yeni sistemle birlikte tekrar Cumhurbaşkanlığına geçen Çankaya Köşkü’nde 9 politika kurulu ile 4 ofis faaliyet göstermeye başladı. Burası boş durmuyor, burası çalışıyor.

2014 seçimlerinde Cumhurbaşkanı seçildiğimde biz de burada göreve başladık. Ardından 29 Ekim 2014 tarihi itibarıyla Cumhurbaşkanlığının Beştepe’deki mevcut külliyesine geçtik. Yeni sistemle birlikte tekrar Cumhurbaşkanlığına geçen Çankaya Köşkü’nde 9 politika kurulu ile 4 ofis faaliyet göstermeye başladı. Burası boş durmuyor, burası çalışıyor.

“Türkiye’nin bekası için siyaset yapan herkese kapımız açık”

Cumhur İttifakı, birlik ve beraberlik anlayışının siyasetteki adresidir. Türkiye’nin bekası için yerli ve milli bir anlayışla siyaset yapan herkese kapımız açıktır. Cumhur İttifakı çatısı altında, AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve Büyük Birlik Partisi olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam ediyoruz.

Cumhur İttifakı, asla gizli veya açık pazarlıklar üzerine kurulu değildir. Cumhur İttifakı’nın yaslandığı değerlerine inananlar ve saygı gösterenlerle biz yol yürüyebiliriz. Bu anlamda yeni gelişmeler olursa bunu da olumlu karşılarız. Yarın da inşallah Devlet Bey’i evinde ziyaret edeceğim.

“Temennimiz başörtüsü konusunu Meclis’te çözüme kavuşturmaktır”

Meclis’e sunduğumuz düzenleme, başörtüsü konusunda samimiyet testi olacaktır. Milletim başörtüsü konusunda kimlerin istismarcı olduğunu gayet iyi bilir. Bu konuyu büyük mücadeleler vererek çözdük. Bizim partimiz kapatılmak dahi istendi. O zaman CHP soluğu Anayasa Mahkemesi’nde aldı. Bay bay Kemal başı çekiyordu o zaman.

Biz şimdi bu meseleyi anayasal düzenlemeyle güvence altına alalım istiyoruz. ‘Bay bay Kemal’ niye kaçıyorsun? O zaman Anayasa Mahkemesine gittin, şimdi ne yapacaksın merak ediyorum. Bu konunun çözümü için yola çıktık, teklifimizi sunduk. Konu Mecliste çözüme kavuşturulmazsa milletimiz en güzel çözümü sunacaktır. Hiçbir zaman sandıktan kaçan olmadık, sandıktan çıkan sonuca hep saygı duyduk. Milletin kendisine verdiği yetkiyi Mecliste özgürlüklerden, demokrasiden yana kullanmayanlara halkımız sandıkta gerekten cevabı verecektir. Temennimiz referanduma gerek kalmadan, en yüksek mutabakatla Mecliste bu konuyu çözüme kavuşturmaktır.

Bu konuda ana muhalefet, aile yapısını bozan sapkınlıklara ‘özgürlük’ kisvesiyle göz yumuyor. Aile değerlerimizin tahrip edilmesine bu muhalefete rağmen izin vermeyeceğiz. Aile kurumumuzu koruyacağız, güçlendireceğiz. LGBT, şu, bu vesaire, hayır… Bu milletin kutsal değeridir aile. Kutsal ailelerden güçlü millet doğar, güçlü milleti de kimse yıkamaz.

TRTHaber

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.