17 Mayıs 2026, 14:03:58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 21°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
21°C
Hafif Yağmurlu
Pts 20°C
Sal 24°C
Çar 22°C
Per 20°C

Hatay’da yüzler gülüyor: Yuvaya dönüşen konteynera veda etti

Hatay’da yüzler gülüyor: Yuvaya dönüşen konteynera veda etti
21 Ocak 2026 17:39
A+
A-

Depremin ilk gününden bu yana Hatay’da sahada görev yapan Ülkem Okuyor Derneği Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul, güvenlik gerekçesiyle 35 ay yaşadığı konteynerine veda etti. Çadır okullardan kütüphanelere, kalıcı konutlardan çocukların eğitimine uzanan yolculuk geçici barınakların nasıl kalıcı bağlara dönüştüğünü bir kez daha gösterdi.

6 Şubat depremlerinin ardından Hatay’a ilk ulaşan isimlerden biri olan sağlıkçı ve Ülkem Okuyor Derneği Başkanı Havva Aydanur Ertuğrul yuvam dediği konteynerle vedalaştı. Depremin ilk gününde sağlıkçı kimliğiyle sahaya çıkan Ertuğrul, yalnızca acil sağlık hizmetleriyle değil çocukların eğitimden kopmaması, ailelerin hayata tutunabilmesi ve kentin yeniden ayağa kalkması için yürütülen çalışmalarla da öne çıktı.

Ertuğrul, süreçte 14 ay çadırda21 ay konteynerde yaşadı. Çadır okulların kurulmasına öncülük etti. Ardından kütüphaneler hayata geçirildi. Kalıcı konutların yapımı için sivil toplum, gönüllüler ve yerel paydaşlarla birlikte çalıştı. Sahadaki uzun soluklu emek deprem sonrası geçici denilen mekanların insanlar için nasıl kalıcı duygulara dönüştüğünü ortaya koydu.

3-18

“BURASI BENİM YUVAMDI”

Güvenlik gerekçesiyle konteynerden ayrılmak zorunda kalan Ertuğrul, vedasını şu sözlerle anlattı:
“Burası benim yuvamdı. Sahadan döndüğümde yorgun argın uyuduğum, yemek yediğim, bazen ağladığım, bazen umut biriktirdiğim yerdi. Tenekeydi ama içi hayattı.”

Ertuğrul’a göre konteynerler dışarıdan bakıldığında geçici birer barınak gibi görünse de içinde yaşayanlar için çok daha fazlasını ifade ediyor:
“Bu konteynerlerde çocuklar büyüdü, anneler yemek yaptı, insanlar yas tuttu, umut etti. Yuva dediğimiz şey beton değil; alışkanlık, emek ve dayanışma.”

Sahada yalnızca barınma değil kalıcı evler de inşa edildi. Ertuğrul, bir çocuğun anahtarı eline alıp “Burası bizim evimiz” dediği anın bütün yorgunluğu sildiğini vurguluyor:
“Ev yapmak sadece yapı inşa etmek değildir; insanlara yarın duygusu vermektir.”

KÜTÜPHANELER DİKKAT ÇEKİYOR

Sürecin önemli ayaklarından biri de kütüphaneler oldu. Enkazdan çıkan çocukların kitaplarla yeniden bağ kurmasının iyileşmenin en sessiz ama en güçlü yollarından biri olduğunu belirten Ertuğrul, “Ev insanın bedeni içindir; kütüphane ruhu için. Konteynerden çıkmak, sahadan çıkmak anlamına gelmiyor. Evler tamamlanıyor, kütüphaneler yaşamaya devam ediyor. Mücadele biçim değiştiriyor ama sorumluluk aynı” sözleriyle yaklaşımı özetliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.