Tehlikeli işlerde yeni dönem: 40 meslek için kritik karar Resmî Gazete’de
23 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yeni tebliğ ile tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışanlar için Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getirildi. Düzenleme ile birlikte 40 farklı meslek grubunda belgesiz çalışma dönemi sona ererken, işverenler için de yeni sorumluluklar doğdu.
Yayımlanan tebliğe göre, belirlenen mesleklerde çalışan kişilerin MYK belgesine sahip olması zorunlu hale geldi. Ancak uygulama hemen başlamayacak; düzenleme, yayımlandığı tarihten itibaren 12 ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre, hem çalışanlar hem de işverenler için hazırlık dönemi olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan ustalık belgesine sahip olanlar veya ilgili alanlardan mezun olan kişiler için bazı istisnalar da tanındı. Bu kapsamda, mesleki yeterliliğini farklı yollarla belgeleyen kişiler MYK zorunluluğundan muaf tutulabilecek.
40 MESLEK İÇİN ZORUNLULUK GETİRİLDİ
Tebliğ kapsamında toplam 40 meslek için MYK belgesi şartı getirildi. Özellikle son yıllarda hızla gelişen ve risk barındıran sektörler dikkat çekti.
Enerji alanında güneş, rüzgar ve biyogaz sistemleri; otomotiv sektöründe elektrikli ve hibrit araç teknolojileri; inşaat ve iş makineleri ile maden ve metal sektörleri düzenlemenin kapsadığı başlıca alanlar arasında yer aldı.
Bu kapsam genişlemesiyle birlikte, sadece geleneksel tehlikeli işler değil, yeni nesil teknolojik alanlarda çalışan personelin de belirli bir yeterlilik standardına sahip olması hedefleniyor.
BELGESİZ ÇALIŞTIRANA YAPTIRIM UYGULANACAK
Düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri ise yaptırım boyutu oldu. MYK belgesi bulunmayan çalışanların bu işlerde istihdam edilmesi halinde işverenlere idari yaptırımlar uygulanacak.
Bu durum, işletmeler açısından yalnızca bir belge süreci değil, aynı zamanda ciddi bir denetim ve uyum süreci anlamına geliyor. Uzmanlar, işverenlerin mevcut personelinin mesleki yeterlilik durumunu şimdiden kontrol etmesi gerektiğini vurguluyor.
AMAÇ İŞ GÜCÜ KALİTESİNİ ARTIRMAK
Yeni düzenleme, yalnızca bir zorunluluk olarak değil, iş gücü kalitesini artırmaya yönelik bir adım olarak değerlendiriliyor. Mesleki yeterlilik standartlarının yaygınlaştırılmasıyla birlikte hem iş kazalarının azaltılması hem de sektörlerde daha nitelikli bir çalışma yapısının oluşturulması hedefleniyor.
Uzmanlara göre süreci doğru yöneten işletmeler avantaj elde ederken, gerekli hazırlıkları yapmayan işverenler ise ilerleyen dönemde ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir.