15 Mayıs 2026, 10:20:15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Az Bulutlu
İstanbul
20°C
Az Bulutlu
Cts 25°C
Paz 22°C
Pts 20°C
Sal 22°C

Yargıtay’dan okullarda mobbinge net sınır

Yargıtay okul yöneticilerinin bazı uygulamalarının “idari yetki” kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, öğretmenlere yönelik sistematik baskı içeren davranışların mobbing sayılacağına hükmetti.

Yargıtay’dan okullarda mobbinge net sınır
31 Mart 2026 16:09
A+
A-

Eğitim kurumlarında yıllardır “disiplin” ya da “yönetim yetkisi” adı altında sürdürülen bazı uygulamalar yargıdan döndü. Yargıtay’ın son değerlendirmeleri okul müdürlerinin belirli davranışlarının açık şekilde mobbing kapsamına girdiğini net biçimde ortaya koydu.

Karara göre mesele sadece sert yönetim değil öğretmeni sistemli biçimde yıpratan, dışlayan ve mesleki itibarını zedeleyen tutumlar artık doğrudan psikolojik taciz olarak değerlendiriliyor.

MESLEKİ İTİBARI HEDEF ALAN UYGULAMALAR MERCEK ALTINDA

Öğretmenlerin branşı dışında görevlendirilmesi ya da sürekli angarya işlerle meşgul edilmesi Yargıtay’ın dikkat çektiği başlıca başlıklar arasında. Aynı şekilde ders programlarının kasıtlı olarak zorlaştırılması da “yıldırma yöntemi” olarak görülüyor.

Bununla birlikte öğretmene sınıf verilmemesi, görev alanından uzaklaştırılması ya da sosyal ve akademik faaliyetlerden dışlanması da pasifize etme yöntemi olarak tanımlanıyor.

BASKI ARACI HALİNE GELEN DİSİPLİN SÜREÇLERİ

Kararda öne çıkan bir diğer nokta ise disiplin mekanizmasının kötüye kullanılması. Gerekçesiz soruşturma tehdidi, sürekli eleştiri ve öğretmeni diğer çalışanların önünde küçük düşürme gibi davranışlar, doğrudan psikolojik baskı olarak değerlendiriliyor. Ayrıca fazla nöbet yazılması ya da ek ders haklarının engellenmesi yönündeki tehditlerin de hukuka aykırı olduğu vurgulanıyor.

İZOLASYON DA MOBBİNG SAYILIYOR

Yargıtay’a göre mobbing sadece açık baskıyla sınırlı değil. Öğretmenin kurum içi iletişimden bilinçli şekilde koparılması da bu kapsama giriyor. Dilekçelerin işleme alınmaması, bilgilendirmelerin yapılmaması ya da öğretmenin iletişim gruplarından çıkarılması gibi uygulamalar psikolojik tacizin farklı bir boyutu olarak değerlendiriliyor.

KİŞİLİK HAKLARINA MÜDAHALE AÇIK İHLAL

Öğretmenin öğrenci ya da veli önünde azarlanması, küçük düşürülmesi ve özel hayatına müdahale edilmesi de Yargıtay’ın çizdiği kırmızı çizgiler arasında. Mesai saatleri dışında sürekli rahatsız edilmek ya da kişisel tercihlere müdahale edilmesi çalışan haklarının ihlali sayılıyor.

YENİ DÖNEMİN MESAJI NET: YÖNETİM HER ŞEY DEMEK DEĞİL

Yargıtay’ın bu yaklaşımı okullarda yönetim anlayışına ciddi bir sınır getiriyor. Artık “idare böyle uygun gördü” cümlesi hukuki açıdan her davranışı meşru kılmıyor.

Karar öğretmenlerin mesleki saygınlığını korumaya yönelik önemli bir eşik olarak değerlendirilirken, sahadaki uygulamaların da buna göre şekillenmesi bekleniyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.