Yükseköğretimde tarihi daralma: Kontenjanlar hızla düşüyor
Türkiye’de yükseköğretim politikalarında köklü bir değişim süreci başladı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) verilerine göre 2023-2025 döneminde toplam 462 lisans programından 197’sinin kontenjanı düşürüldü.
Türkiye’de yükseköğretim politikalarında köklü bir değişim süreci başladı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) verilerine göre 2023-2025 döneminde toplam 462 lisans programından 197’sinin kontenjanı düşürüldü. Bu da neredeyse her iki programdan birinde öğrenci alımının sınırlandığı anlamına geliyor.
Kontenjan daralmasından en fazla etkilenen alanların başında ise öğretmenliğe kaynak teşkil eden programlar geliyor. Eğitim fakültelerine öğrenci yetiştiren birçok bölümde ciddi oranlarda azaltıma gidildi. Bu durum, öğretmen adaylarının sayısında önümüzdeki yıllarda belirgin bir düşüş yaşanacağının da sinyali olarak değerlendiriliyor.
DEVLETLE SINIRLI KALMAYACAK
YÖK’ün dikkat çeken bir diğer kararı ise uygulamanın kapsamının genişletilmesi oldu. Bugüne kadar yalnızca devlet üniversitelerinde uygulanan kontenjan azaltma politikası, 2026 yılından itibaren vakıf üniversiteleri için de zorunlu hale gelecek. Böylece özel üniversiteler de artık plansız ve yüksek sayıda öğrenci alımı yapamayacak.
YÖK yetkilileri, kontenjan düşüşlerinin temel gerekçesini “eğitimde kaliteyi artırmak ve mezun-iş gücü dengesini sağlamak” olarak açıklıyor. Ancak akademik çevrelerde bu karar, artan işsizlik, atama bekleyen öğretmen sayısındaki patlama ve diplomalı işsizliğin önüne geçme çabası olarak yorumlanıyor.
GENÇLER İÇİN YENİ DÖNEM
Uzmanlara göre bu tablo, üniversite hayali kuran milyonlarca genç için daha sert bir rekabet anlamına geliyor. Kontenjanların azalması, özellikle popüler bölümlerde taban puanların yükselmesine ve üniversiteye yerleşmenin her geçen yıl daha zor hale gelmesine yol açacak. Yükseköğretimde “nicelik dönemi” kapanıyor, yerini sınırlı kontenjan ve daha seçici bir sisteme bırakıyor.