14 Haziran 2026, 16:02:17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Açık
İstanbul
25°C
Açık
Pts 27°C
Sal 29°C
Çar 28°C
Per 27°C

Kamu Kurumlarında Aşçılara Teknik Hizmetler Sınıfı Talepleri

Kamu Kurumlarında Aşçılara Teknik Hizmetler Sınıfı Talepleri
25 Aralık 2024 11:35
A+
A-

Kamu kurum ve kuruluşlarında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak görev yapan Yardımcı Hizmetler Sınıfı (YHS) aşçılarının, hukuki, insani ve eğitimle ilgili gerekçelerle Teknik Hizmetler Sınıfı’na alınarak meslekleriyle uyumlu bir sınıfta görev yapmaları ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiği ifade edilmektedir.

Kamu kurumlarında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak görev yapan yaklaşık 4/A ve 4/B kadrolarda 10.000 aşçı, çeşitli kadrolarda çalışmaktadır. Ancak, bu aşçılardan bir kısmının kadroları “hizmetli” olarak gösterilmekte ve “Aşçı” unvanına sahip olmalarına rağmen ofis işçisi olarak değerlendirilmektedir. Bu durum, özellikle aynı mutfakta aynı işi yapan, ancak farklı statü ve özlük haklarına sahip olan İşçi Aşçı, YHS Aşçı, GİHS Aşçı, THS Aşçı ve MSB’deki Uzman Çavuş Aşçı arasında ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır.

Günümüzde bilgi ve gıda güvenliği her geçen gün daha da önemli hale gelmektedir. Cumhurbaşkanı, gıda güvenliğini ön plana çıkarmaya büyük çaba gösterirken, bu alanda hizmet veren aşçıların sesi duyulmamaktadır. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan aşçılar, aldıkları eğitim, kazandıkları deneyim ve sahip oldukları bilgi birikimiyle personel, ziyaretçi, bürokrat, asker, tutuklu gibi çeşitli kesimlere hizmet etmekte ve onların sağlıklı bir şekilde beslenmelerine katkı sağlamaktadır. Ancak, gıda güvenliği ve sağlık açısından kritik bir rol üstlenen aşçılar, gıdaların hammaddeden üretim safhasına kadar her aşamasında tecrübe ve bilgiye sahip olmalarına rağmen, maalesef vasıfsız olarak görülmekte ve bu nedenle özlük hakları konusunda ciddi maddi ve manevi sıkıntılar yaşamaktadırlar.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda, Yardımcı Hizmetler Sınıfının tanımı

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda, Yardımcı Hizmetler Sınıfı, kurumlarda yazı ve dosya dağıtımı yapmak, müracaat sahiplerini karşılamak, hizmet yerlerini temizlemek gibi görevleri tanımlar. Bu tanım çerçevesinde bu sınıfın tarifinde vücut bulmuş hali olan Mübaşirler Genel İdari Hizmetler sınıfına alınmış, bu sınıftak diğer kadroların yaptıkları meslekler yok sayılmıştır.

Aşçılık mesleği, akademik bir alandır ve kimya biliminin bir alt dalı olarak kabul edilmektedir. Bu meslek, yalnızca kısa bir süreçte öğrenilemeyecek kadar derin bir bilgi ve beceri gerektirir. Aşçılık, çıraklık, kalfalık ve ustalık aşamalarını içeren, tecrübe birikimiyle şekillenen, dünyada yüksek itibara sahip bir meslektir. Aynı zamanda aşçılar, birer sanatçı ve zanaatkar olarak kabul edilirler. Aşçılıkla ilgili üniversiteler yeni bölümler açarken, meslek liseleri de aşçılık eğitimi vermeye devam etmektedir. Bu eğitim süreçlerinden mezun olan bireylere, “Tekniker” ve “Teknisyen” unvanları verilmektedir.

Ancak kamu kurum ve kuruluşları, bu meslekle ilgili olarak Fakülte, Meslek Yüksekokulu ve Meslek Lisesi mezunu olmayı şart koşsalar da, mezuniyet türüne bakılmaksızın tüm aşçılar, Yardımcı Hizmetler Sınıfı’na dahil edilmektedir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36. Maddesinin II. bendinde ise, ” Bu Kanunun kapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden, tekniker teknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, Teknik Hizmetler sınıfını teşkil eder.” denilmektedir. Bu kanunda yer alan teknik unvanların kapsamı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın teklifiyle değişmiş ve Bakanlar Kurulunun kararı doğrultusunda, Yardımcı Hizmetler Sınıfında çalışan bu kişilere teknik unvan verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak, fiilen bu düzenleme uygulamaya konulmamıştır.

Yükseköğretim Kurulu’nun 4 Haziran 2014 tarihli toplantısında, 2547 Sayılı Kanun’un 2880 Sayılı Kanun ile değişen 43/b maddesi uyarınca, 1984 yılında aşçı kadrosunda bulunanlara tekniker unvanı verildiği dikkate alınarak, meslek yüksekokullarının aşçılık programlarından mezun olup aşçı unvanı ile çalışan personelin tekniker unvanını kullanabileceği yönünde bir karar alınmıştır.

Ayrıca, 6764 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler doğrultusunda, Meslek Yüksek Okulu ve Meslek Lisesi mezunlarına verilen unvanlar göz önünde bulundurularak, Anayasa’nın 10. maddesindeki “Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde Kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar” ibaresi de hatırlatılmaktadır.

Bu kapsamda, mülga okullar (Aşçılık Meslek Lisesi, Anadolu Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi Mutfak Bölümü gibi) ile mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumları ve meslek yüksek okullarından mezun olanların, kamu sektöründe çalışan aşçılara “Teknisyen” ve “Tekniker” unvanlarının verilmesi ve bu kişilerin Teknik Hizmetler Sınıfında değerlendirilmeleri gerektiği belirtilmektedir.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’nın 24.02.2015 tarihli ve 115 sayılı yazısında, aşçılık programı mezunlarının tekniker unvanının getirdiği özlük ve mali haklardan yararlanabileceği ifade edilmiştir.

DMK 71 ‘inci maddesindde yer alan “Bir Sınıftan Başka Bir Sınıfa Geçme” sınıf değiştirme haklarının bulunduğunu açık şekilde ifade etmektedir. “Bu şekilde sınıf değiştireceklerin geçecekleri sınıf ve görev için bu Kanunda veya kuruluş kanunlarında belirtilen niteliklere sahip olmaları şarttır denilerek, akabinde, kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler” hükmü gereği atamanın ne şekilde yapılacağı belirtilmiş, hizmet sınıfı değişikliklerinin Kanuna dayanması gerektiği ifade edilmiştir.

Bu Kanunda veya kuruluş Kanunlarında ise talep ettiğimiz değişiklik için “Unvan Değişikliği Sınavı” şartı olmadığı görülmektedir. Unvan değişikliği sınavının farklı bir okul mezunu olmasına rağmen memurluğa, bitirdiği bölümün dışında bir kadroyla giren veya memurken bu alanlardan mezun olanlara bitirdiği bölümün kadrosuna geçebilmesi için tanınan bir sınavdır.

Mevcut iktidar ve bürokrasi Anayasamızın Hukukun üstünlüğü maddesini unutarak Yönetmeliği Kanunun önünde tutmuş, Anayasamızın Eşitlik maddesini dikkate almayarak aynı unvana sahip bir kişiye özlük hakkını verirken diğerine vermemiş ve Anayasamızın 55. Maddesinde geçen “Ücret emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır” denilmesine rağmen Aşçıları vasıfsız saymaya devam etmiş, emeğin ve alınan eğitimin hakkını vermemiştir. Beslenme insanın en temel ihtiyacıdır ve bunu Kamu Kurumlarında karşılayan aşçıların Yardımcı hizmetler sınıfına tanım olarak uymadığı, Almış oldukları Teknisyen ve Tekniker unvanına binaen Teknik Hizmetler Sınıfına alınmasının ve bu cihetle özlük haklarımın iyileştirilmesi, verilen hizmetin kalitesinin ve verimimin artmasına yardımcı olacaktır. Bu durumda kamu yararı olduğu aşikardır.

Kurumlarda Aşçı ve Aşçı Yardımcısı kadrolarının mevcut olduğu, ancak her iki kadronun aynı sınıfta yer aldığı ve aynı maaşı aldığı belirtilmektedir. Bu durum, aşçılık mesleğinin kamuda hak ettiği itibarı kazanmasının önünde bir engel teşkil etmektedir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.