13 Mayıs 2026, 10:22:50
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
22°C
Parçalı Bulutlu
Per 16°C
Cum 20°C
Cts 24°C
Paz 23°C

Ocak ayındaki faiz ödemesi tartışma yarattı: Şimşek’ten net mesaj

Ocak ayında bütçede görülen yüksek faiz ödemeleri kamuoyunda soru işaretlerine yol açtı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, artışın mevcut faiz politikalarından değil, geçmiş yıllarda ihraç edilen TÜFE’ye endeksli tahvillerin vade ödemelerinden kaynaklandığını açıkladı.

Ocak ayındaki faiz ödemesi tartışma yarattı: Şimşek’ten net mesaj
17 Şubat 2026 17:27
A+
A-

Hazine ve Maliye Bakanlığı, son günlerde ocak ayı faiz giderlerine ilişkin yapılan değerlendirmeler üzerine yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, kamuoyunda oluşan “faiz yükü arttı” yorumlarının mevcut dönemdeki faiz artışlarıyla bağlantılı olmadığı vurgulandı.

“GEÇMİŞ ENFLASYONUN YANSIMASI” VURGUSU

Bakan Mehmet Şimşek imzasıyla yapılan değerlendirmede, ocak ayında gerçekleşen faiz ödemesinin yüzde 53’ünün yaklaşık 10 yıl önce ihraç edilen TÜFE’ye endeksli Devlet İç Borçlanma Senetlerinin (DİBS) vadesinde oluşan enflasyon farkından kaynaklandığı belirtildi.

TÜFE’ye endeksli tahvillerde kupon oranlarının düşük olduğu ancak gerçekleşen enflasyonun yıllar içinde anaparaya eklendiği hatırlatıldı. Biriken enflasyon farkının ise vade sonunda toplu şekilde ödendiği ifade edildi. Bu nedenle yüksek enflasyon dönemlerinin ardından gelen vade tarihlerinde faiz ödemelerinin geçici olarak yüksek görünebildiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, faiz giderlerinin milli gelire oranının 2026 yılında yüzde 3,5’e gerilemesinin, Orta Vadeli Program sonunda ise yüzde 3,3 seviyesine düşmesinin beklendiği bildirildi. Kamu borçlanma stratejisinin ihtiyatlı ve sürdürülebilir bir çerçevede yürütüldüğü vurgulandı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.