TEÇ-SEN’den Sert Çıkış: “Bu Ücret Düzeni Sürdürülemez”
TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, memurdan emekliye, işçiden gençlere kadar geniş bir kesimi etkileyen mevcut ücret sistemine sert sözlerle tepki gösterdi.
TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel, memurdan emekliye, işçiden gençlere kadar geniş bir kesimi etkileyen mevcut ücret sistemine sert sözlerle tepki gösterdi. Demirel, Türkiye’de milyonlarca insanın yalnızca ay sonunu değil, hayatın kendisini taşımaya çalıştığını belirterek, “Bu düzen emekliyi, memuru ve çalışanı yoksul, yoksun ve yorgun bırakan bir sistemdir. Değişmelidir” dedi.
Demirel’e göre bugün ortaya çıkan tablo sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal huzuru, kamu düzenini ve ülkenin geleceğe olan güvenini tehdit eden yapısal bir sorun haline gelmiş durumda. Çocukların beslenme sorunları yaşadığı, emeklilerin yaşamaktan çok idare etmeye zorlandığı, gençlerin ise ağır gelecek kaygısıyla hayallerini ertelediği bir Türkiye fotoğrafı oluştuğunu vurgulayan Demirel, bu anlayışın devam edemeyeceğini söyledi.
“Ücret hayata yetmiyorsa sistem çökmüştür”
Demirel, emeğin karşılığı olan ücretin temel ihtiyaçları karşılayamaz hale gelmesinin artık bir denge sorunu değil, bir kopuşa dönüştüğünü ifade etti. Üretimde ve kamu hizmetlerinde omuz veren milyonlarca insanın geçim baskısı altında ezildiğini belirten Demirel, yoksulluğun bir kader değil, yanlış tercihlerin sonucu olduğunu dile getirdi.
TEÇ-SEN Genel Başkanı, mevcut ücret politikalarının insanları adeta hayatta kalmaya zorladığını ve bu durumun toplumsal tükenmişliği derinleştirdiğini belirterek, sistemin kökten değişmesi gerektiğini vurguladı.
“İnsani Yaşam Ücreti” çağrısı
Demirel, yeni bir ücret anlayışının kaçınılmaz hale geldiğini belirterek “İnsani Yaşam Ücreti” kavramını gündeme taşıdı. Bu yaklaşımın yalnızca maaş rakamlarına değil, hayatın gerçek maliyetine dayanması gerektiğini ifade eden Demirel, barınma, beslenme, giyim, enerji, ulaşım, sağlık, eğitim ve temel sosyal yaşam giderlerinin artık lüks değil, yaşamın asgari gereği haline geldiğini söyledi.
Mevcut ücret sisteminin bu gerçekleri görmezden geldiğini dile getiren Demirel, en düşük ücretin, insan onuruna yaraşır bir hayatı mümkün kılacak düzeyde yeniden tanımlanması gerektiğini belirtti.
Barınma krizi ve gençlerin geleceği
Açıklamada özellikle gençlerin barınma sorununa dikkat çekildi. Demirel’e göre bu sorun sadece bir konut meselesi değil, aynı zamanda eğitimden istihdama, aile kurmaktan toplumsal aidiyete kadar uzanan derin bir kriz alanı. Barınma yükü arttıkça gençlerin hayattan kopmaya ya da yurt dışında gelecek aramaya yöneldiğini vurgulayan Demirel, bu tabloya karşı insanı merkeze alan yeni politikaların zorunlu olduğunu söyledi.
“Gelecek Türkiye için planlı dönüşüm şart”
Demirel, çalışma hayatının ve eğitim sisteminin teknolojik dönüşüme uygun şekilde yeniden planlanması gerektiğini de ifade etti. Yapay zekâ ve yeni teknolojilerin üretim, istihdam ve eğitimle bütünleşik bir şekilde ele alınmasının hayati önemde olduğunu belirten Demirel, Türkiye’nin geleceğinin ancak bilimsel iş gücü planlaması ve ihtiyaç odaklı istihdam politikalarıyla güvence altına alınabileceğini kaydetti.
Bu dönüşümün sadece verimlilik değil, aynı zamanda adil gelir dağılımı ve insan onuruna yakışır iş hedefiyle birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”
TEÇ-SEN Genel Başkanı, açıklamasının sonunda devletin gücünün ekonomik tablolardan değil, vatandaşın onurlu yaşam standardından geldiğini belirterek ücret politikalarının yaşam maliyetlerine göre güncellenmesi gerektiğini söyledi. Gelir adaleti sağlanmadan toplumsal huzurun mümkün olmayacağını vurgulayan Demirel, çalışanların, emeklilerin, gençlerin ve ailelerin üzerindeki yükün hafifletilmesi için yapısal adımlar atılması çağrısında bulundu.
Demirel, Türkiye’nin büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, doğru kararlar ve kararlı bir iradeyle bu sürecin aşılabileceğini ifade etti. Açıklamasını, “Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; doğru yerde adaletle hareket edecek bir iradedir” sözleriyle tamamladı.