Türkiye’nin Milli Güvenlik Siyaseti zamanla nasıl değişti, ‘Kırmızı Kitap’ nedir?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak Milli Güvenlik Kurulu’nda, devletin “gizli anayasası” olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi’nin (MGSB) güncellenmesi gündeme gelecek.
Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanacak Milli Güvenlik Kurulu’nda, kamuoyunda “Kırmızı Kitap” olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi (MGSB) güncellenecek. MGSB, devletin iç ve dış tehditlerine dair algıları madde madde ortaya koyan bir belge olup, tehditlerdeki değişikliklere göre yaklaşık beş yılda bir güncelleniyor. Son olarak 2019’da güncellenen belge, 2024 yılı başında güncelleme sürecine girmişti. Bugünkü toplantıda, yapay zeka kavramı ilk kez MGSB’ye dahil edilmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “küresel ve bölgesel ölçekte meydana gelen gelişmeler doğrultusunda, belgenin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde güncelleştirilmesi çalışmaları halihazırda devam etmektedir” demişti.
MGK’NIN GÖREVLERİ VE TOPLANTILARINA KATILANLAR
Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 1933-1949 yılları arasında Yüksek Müdafaa Meclisi Umumi Katipliği olarak, 1949-1962 yılları arasında ise Milli Savunma Yüksek Kurulu ve Genel Sekreterliği adıyla faaliyet gösterdi.
1961 Anayasası ile bugünkü ismini alarak yeniden yapılandırıldı. Aynı yıl, MGK Genel Sekreterliği kuruldu. 1982 Anayasası’nın 118. maddesiyle ise MGK, mevcut yapısına kavuştu.
Kurulun görevi, “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulaması ile ilgili kararların almak ve gerekli kurumlar arası eş güdümün sağlanması konusundaki görüşlerini Cumhurbaşkanına bildirmek” tarif edildi.
Milli Güvenlik Kurulu (MGK), olağanüstü hâl dışında her iki ayda bir Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanıyor. Toplantılara, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ile Adalet, İçişleri, Dışişleri ve Milli Savunma Bakanları; Genelkurmay Başkanı ve Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları katılıyor.

MGK toplantılarında, Jandarma Genel Komutanı, Sahil Güvenlik Komutanı, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı da yer alıyor. MGK Genel Sekreteri toplantılara katılsa da oy hakkı bulunmuyor.
Gündem, Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Genelkurmay Başkanı’nın önerileri doğrultusunda belirleniyor.
2004 yılında yapılan Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde, MGK Genel Sekreterliği’ne sivil bir atama yapılması gündeme gelmiş ve Atina Büyükelçisi Mehmet Yiğit Alpogan, MGK’nın ilk sivil kökenli genel sekreteri olmuştur.2004 yılında yapılan Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde, MGK Genel Sekreterliği’ne sivil bir atama yapılması gündeme gelmiş ve Atina Büyükelçisi Mehmet Yiğit Alpogan, MGK’nın ilk sivil kökenli genel sekreteri olmuştur.
ALPARSLAN TÜRKEŞ: ‘DEVLETİN KIRMIZI BİR KİTABI VAR’
Kırmızı Kitap’la ilgili kamuoyunda ilk kez açıklama yapan siyasetçi olarak Alparslan Türkeş’in adı anılmaktadır. NATO’da kurmay subayı olarak görev yapmış ve 27 Mayıs 1960 darbesine katılan Türkeş, siyasete atıldıktan sonra Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) kurucusu ve ilk genel başkanı olmuştu. Türkeş’in, “Devletin kırmızı bir kitabı var” şeklindeki açıklamasının ardından, bu kitabı 1961 yılında gördüğünü belirttiği ve kitabın adını “Milli Güvenlik Politikasının Esasları” olarak açıkladığı öne sürülmektedir.
MESUT YILMAZ: ‘DEVLETİN KIRMIZI ÇİZGİLERİ VAR’
Anavatan Partisi (ANAP) Genel Başkanı Mesut Yılmaz, dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in Kürt sorunu hakkında yaptığı bazı açıklamalarda şunları söylemişti. Yılmaz, Çiller’e yönelik olarak, “Devletin kırmızı çizgileri var; böyle açıklamalar yapmadan önce küçük kırmızı kitabı okumasını tavsiye ederim” dedi. Çiller, Süleyman Demirel’in 1993’te Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından başbakanlık görevine gelmişti.
TEHDİT ALGISI NASIL DEĞİŞTİ?
MGSB, Türkiye’nin 1952’de NATO’ya katılmasının ardından şekillenen bir belgedir. İlk “güncelleme”nin 1960’lı yılların ortasında yapıldığı tahmin edilmektedir. O dönemde, “Komünizm ve Sovyetler Birliği” birinci ve öncelikli milli tehdit unsuru olarak kabul ediliyordu ve devletin tüm kurumlarının bu tehditlere göre hareket etmesi öngörülüyordu.
Kırmızı Kitap’ın geçmişteki güncellemeleri 1973, 1992, 1998, 2005, 2010, 2015 ve 2019 yıllarında gerçekleşti. Ancak, gizlilik nedeniyle bu belgelere ulaşmak mümkün değildir.
12 Eylül 1980’deki askeri darbenin ardından 1990’lı yıllarda belgede “bölücülük”, komünizmle birlikte öncelikli tehdit olarak yer aldı. İran, “dış tehdit unsuru” olarak belgeye eklendi. 1992’de yapılan güncelleme ile Yunanistan ve Suriye de “dış tehdit” unsurları arasında sayılmaya başlandı.

MGSB’nin içeriği, Türkiye’de kamuoyu tarafından ilk kez 1997 yılında öğrenildi. Üzerinde “Çok Gizli” damgası bulunan belge, aynı yıl köklü bir değişikliğe uğradı ve basına sızdı. Bu gelişme, Türkiye’nin 28 Şubat süreciyle yeni bir döneme girdiği şeklinde yorumlandı.
28 Haziran 1996’da Refah Partisi (RP) Genel Başkanı Necmettin Erbakan ile Tansu Çiller’in kurduğu koalisyon hükümetinde Erbakan başbakan olarak görev yapmaya başlamıştı. Bu gelişme sonrası ordu, siyasete müdahale etmeye başladı. 28 Şubat 1997’deki MGK toplantısının ardından hızlanan süreçle Refahyol hükümeti düşürüldü ve 30 Haziran 1997’de 55. Hükümet kuruldu.
ANAP lideri Mesut Yılmaz, Demokratik Sol Parti (DSP) ve Demokrat Türkiye Partisi’nin (DTP) oluşturduğu koalisyon hükümetinin başbakanı oldu. 31 Ekim 1997’de yapılan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısıyla başlayan süreçte, Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi (MGSB) yeniden güncellendi. Belgede, “Bölücü ve irticai faaliyetler, eşit ve birinci derecede önceliklidir… Siyasal İslam, Türkiye için tehdit unsuru olmaya devam etmektedir” ifadesinin yer aldığı öne sürüldü. Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz, belgeye atıfta bulunarak, “Bundan böyle hiçbir yasa, genelge ve yönetmelik bu belgeye aykırı olamaz” açıklamasını yapmıştı.
2010 VE 2015 BELGELERİ ARASINDAKİ FARKLAR
2010 yılında yapılan güncelleme ile Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi’nde, kamuoyunda bilinen cemaatler “iç tehdit” kategorisinden çıkarıldı. Oysa hareket geçmişte MGSB’nin eklerinde açıkça telaffuz edilmiş ve o dönem “Fethullah Gülen Hareketi” olarak tanımlanmıştı.
Belgesi’nde “irtica” ve “bölücülük” ifadeleri yer almakla birlikte, “irticai faaliyetler” daha somut bir şekilde tanımlandı. El Kaide ve Hizbullah, “aşırı dinci terör örgütleri” olarak belirtilmişti. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden bir yıl önce yapılan bir sonraki güncellemede ise, Gülen yapılanması yeniden “Fethullah Gülen Cemaati” olarak, daha önce çıkarıldığı “irticai unsurlar” bölümüne eklenmişti. Artık, “iç tehdit unsurları” arasında “Paralel Devlet Yapılanması” da yer almıştır.
Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi (MGSB), 30 Eylül 2019 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında gözden geçirildi ve güncellendi. Toplantı sonrasında yapılan açıklamada, “Ülkemizde, bölgemizde ve dünyada meydana gelen gelişmelerin milli güvenliğimize yönelik tesirlerinin tüm yönleriyle değerlendirilmesi suretiyle hazırlanan Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi görüşülmüş ve uygun bulunmuştur” ifadelerine yer verilmişti.
KAYNAK: BBC