Memur zam değil yoksulluk seviyesinde maaş istiyor: Yoksul olmak bile memura lüks oldu
Türkiye’de ekonomik sıkıntılar giderek derinleşirken, memurlar ve sabit gelirli çalışanlar yoksulluk sınırının çok altında yaşamaya mahkum ediliyor.
Türkiye’de ekonomik sıkıntılar giderek derinleşirken, memurlar ve sabit gelirli çalışanlar yoksulluk sınırının çok altında yaşamaya mahkum ediliyor. Son veriler, özellikle memur kesiminin insanca yaşam şartlarından ne denli uzaklaştığını bir kez daha ortaya koydu.
2025 yılı itibarıyla dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 34 bin 888 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 84 bin 352 TL’ye yükseldi. Buna karşın halen yürürlükte olan 22 bin 104 TL’lik asgari ücret, yalnızca gıda harcamalarının bile yüzde 57,8 altında kalıyor. Bu durum, temel ihtiyaçların karşılanmasının bile neredeyse imkânsız hale geldiğini gösteriyor.
Yalnız yaşayan bir kamu çalışanının barınma, ulaşım, beslenme ve kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için ayda en az 51 bin 193 TL harcama yapması gerekiyor. Ancak mevcut memur maaşları bu rakamın oldukça altında kalıyor. Bu tablo, memurların yaşam standartlarının ne denli gerilediğini gözler önüne seriyor.
TEMMUZ ZAMMI YAKLAŞIYOR, GÖZLER ENFLASYON FARKINDA
Memurlar ve memur emeklileri, Temmuz ayında yapılacak ikinci yarıyıl maaş artışı için geri sayıma başladı. 7. Dönem Toplu Sözleşme kapsamında memurlara 2025’in ilk yarısı için yüzde 6, ikinci yarısı için yüzde 5 zam öngörülmüştü. Mayıs ayı itibarıyla memur ve memur emeklilerine yüzde 14’lük enflasyon farkı kesinleşti. Geriye sadece haziran enflasyonu kaldı.
Sendikalar, artan hayat pahalılığı karşısında memur maaşlarının yoksulluk sınırının altına düşmemesi gerektiğini savunuyor. Birçok memur ise artık “yoksul” statüsüne bile erişmenin bir ayrıcalık haline geldiğini belirtiyor. Ekonomik dengelerdeki bozulma, kamu emekçilerinin zam değil, yoksulluk seviyesinde bir maaş talep etmesine neden oldu.